BAŞKA TÜRLÜ CESURDUR BU COĞRAFYANIN KADINI (4 )

ONLARA RAHMET BİZE YAZIKLAR OLSUN…

Bir dolu KARAFATMA var ama ERZURUMLU Kara Fatma başka…

Milli Mücadele döneminde yaptıkları kahramanlıklarla yurt savunmasının ne olduğunu tüm dünya ya gösteren Türk kadınları tarih yazdılar. Bu nedenle hepimiz biliyoruz ki Türk milleti bütünüyle kahraman bir ulustur. Milli Mücadele’nin kadın kahramanlarından Erzurumlu Kara Fatma Seher’in hayatı ile ilgili çelişkili bilgileri bu sayfada hatırlayalım. Aklına geleni yazarak bir kişi anlatılamaz şöyle ki; Yurt genelinde Milli Mücadelede kahramanlık gösteren pek çok KaraFatma ve ERZURUMLU ÜSTEĞMEN KARAFATMA arasındaki farkı şimdi irdeleyelim.

1- Tarsuslu Kara Fatma: Batı Cephesi’nde yararlılık gösteren diğer bir kadın kahraman da, Tarsuslu Kara Fatma’dır. ‘‘Kara Fatma’’ lakaplı ve asıl adı Adile olan bu kadın kahramana ‘‘Adile Onbaşı’’ diye hitap edilirdi. Yaklaşık 10 kişilik çetesiyle Afyon Muharebelerine katılmış ve Tarsus’un kurtarılmasında büyük fayda sağlamıştır (Kadın Kahramanlar, t.y.). İstiklâl Harbi’nde gösterdiği yararlılıktan dolayısıyla Tarsuslu Kara Fatma’ya madalya verilmiştir (Tansel, 1991).

2- Amasyalı Kara Fatma: Bir Kürt reisinin karısı Kürt çetesi kuran Kara Fatma ile karıştırılıyor. Bu kara Fatma Amasya sancağında çete kuruyor hırsızlık yaptırıyor ve özellikle Müslüman kadınları gasp ettiriyor. Bu Kara Fatma  1806 yılında Trabzon Valisi Tayyar Mahmud Paşa tarafından İstanbul’a yazılmış bir mektupta çıkar karşımıza.    Mahmud Tayyar Paşa’nın mektubunda kadından ‘kâfir’ ve ‘melûne’ olarak söz ettiği bilinmektedir, o nedenle Kahraman Kara Fatma bu değildir.

3-  KIRIM Savaşına katılan Kara Fatma: Erzurumlu Kara Fatma’nın bu Kara Fatma ile hiç alakası yoktur. Fataraş veya Fata Reş (Kürtçede ‘Kara Fatma’ demektir), Sinemilli aşiretinin reisi Kara Bilal’in kız kardeşidir. Ailenin erkek üyelerinin sırayla ölmesi üzerine aşiretin başına geçen Kara Fatma (Fataraş) Hanım 1853’te Kırım Savaşı patlak verdiğinde, padişahın tüm Osmanlı tebaasına yaptığı çağırıya uyarak, 300 dolayında süvari ve piyade ile bu savaşa katılmak üzere İstanbul’a gider.(1854)

4- Aladağlı Kara Fatma : Osmanlı-Rus savaşına katılan aşiret reisinin kızı olan Malatya / Aladağlı Kara Fatma’nın Erzurumlu Kara Fatma ile hiçbir alakası yoktur. Diyanet İşleri Bşk. Yayınlarından Hamdi Aksekilinin Askerin Din Kitabı isimli eserinde Kara Fatma’nın Aziziye Tabyalarında Milleti ayaklandırıp çarpışmış olduğu yazılıdır. 1888 doğumlu olan Kara Fatma Aziziye de hiç çarpışmadı çünkü 93 harbi de denilen Osmanlı-Rus savaşında ki kadın kahraman Nene Hatundur (1877-1878).

5- KARAFATMA ŞİMŞEK: Yahya Bey’in kızı olan Kara Fatma Şimşek’in asıl adı Yemine Vardarlı’dır.1921-1922’de “Fahri Milis Üsteğmeni” rütbesiyle Kocaeli Grubu Mürettep Süvarisi emrindeki Müstakil Süvari Müfrezesinde görev yapmış, İstiklal Harbi’nde bu mıntıkadaki mücadelelere katılmıştır. ( Babasının adı Yahya olduğu için Erzurumlu Kara Fatma ile karıştırılmaktadır)

6- 1888 doğumlu 1914 yılı 1. Dünya Savaşının başlangıcıdır ve Seher hanım 26 yaşındadır. Komşuları Kasımpaşa Gül sokakta taze gelin geldiğini ve orada oturduğunu söylüyor. Fatma Seher taze gelin olarak asker olan eşi Derviş Bey ile Edirne’ye gidiyor, yani taze gelin olarak, Kasım Paşa da oturması mümkün değil.(İ. B., Kara Fatma sh.78)

7- Oğlu ve kızı olduğundan bahsediliyor. Erzurumlu Kara Fatma’nın Edirne de bir bebeği olup ölüyor, bir söylentiye göre iki bebeği ölüyor, kocasının vefatında 31 yaşındadır ve sonradan evlenmediği için hiç çocuğu yoktur, Oğlu ile savaşa katıldığı söylenmesine rağmen ispatlanan bir çocuk kaydı yoktur.( İlknur Bektaş-Kara Fatma-Timaş Yayınları 42.sh)

8- Süleyman veya Seyfettin adında da kardeşleri yoktur, kaldı ki sülalesinde de bu isimde de hiç kimse yoktur. Ayrıca Kara Fatma Erzurum’a geldiğinde amcası Pehlül ağa’ya “emi Seyyaf ‘ı bana ver oğul edeyim, İstanbul’da yalnızım” diyor. Madem kardeşleri vardı neden amcasının oğlundan çocuk istiyor.( öz Amcasının oğlu Pehlül ağanın torunu Hulkiye hanım anlatıyor.)

9- Öz yeğeni olduğunu söyleyen Yüksel Kuşlu isimli hanım Kara Fatma adını Mustafa Kemal’in verdiğinden haberleri yok, fiziki güzellikten bahsederek “güzel bir kadındı, kara kuru, çirkin bir kadın değildi” cümlesini kullanıyor. (İ.B.Kara Fatma 57 sy)

10-Yine aynı Yüksel Kuşlu, Kara Fatma’nın cenazesinin kendi bahçelerinde yıkandığını, 4 madalyası olduğunu, ceketini ve fotoğrafını müzeye koymak için Kasımpaşa da ki bahriyelilerin aldığını söylemesine rağmen Beşiktaş Askeri Müzesinde envanterler arasında böyle bir teslimat bulunamamıştır.( İlknur Bektaş- KARAFATMA-58.sy)

11-Kara Fatma’nın kocası ne Vanlı Ezdeşin Bey ne de Binbaşı Fethi beydir, ailede bilinen tek isim Binbaşı Derviş bey dir. Kara Fatma bir röportajda Van da ailesinden 23 kişiyi Ermenilerin katlettiğini söylemiş. (http:// erzurummedya.çom.makaleler, Abdurrrahman Zenynal 571-zeynalhoca.html) Ailesi Van’a hiç gitmemiş, güya iki oğlu orada şehit olmuş ( Edirne de ölen bir çocuğu var bazıları iki diyor ama Van’da ölen şehit olacak yaşta çocuğu yok.)

12-  Cemal Dağlar “annemin teyzesiydi” diyor, Cemal Dağların annesi Kara Fatma’nın sokakta bulup yanında dolaştırdığı saf, biraz akıldan sıkıntılı olan parmaksız Fatma’dır. Dayım Süleyman vardı diyor başka birileri de Seyfettin diye bir oğlundan ve Mehmet Çavuş diye bir kardeşinden bahsediyor. Ve Cemal Dağlar “Kara Fatma bizi büyütmek için çok çırpındı” diyor ve “Kara Fatma’nın ölümünde askerdim, özel izinle geldim” diyor ve fakat mezarının yerini bile bilmiyor. ( İ.Bektaş KARA FATMA Sh.65) Hayatında Kara Fatma’nın mezarına hiç gitmemiş, bunu da sıkılmadan söyleyebiliyor bu nasıl bir çelişki ve vefasızlıktır.

13- Üsteğmen olarak emekli olur, savaşta gösterdiği başarılardan ötürü İstiklal Madalyası ile ödüllendirilir. Kurtuluş Savaşı’nın bitiminde İstanbul’a yerleşir, kendisine bağlanan maaşa dokunmaz ve tamamını Kızılay’a bağışlar. Son yılları geçim sıkıntısı içinde geçer.

 14- 1955 yılında da İstanbul Darülaceze’de hayata ve uğruna savaştığı vatanına veda eder. Arkasında sadece küçük bir mendilden bohça bırakır. İçini açarlar, İstiklal Madalyası ve gümüş sigara tablası çıkar.

Sigara Kutusu çelişkisi;

1 - 1922’de Ankara’da Rusya Sefaretinin düzenlediği Bahar Bayramı kutlamalarında atıcılık yarışmasında birinci olur. Hem gözü kara hem usta nişancıdır. Bu başarısı için Mustafa Kemal Paşa kendisine gümüş bir sigara tablası hediye eder.

2 - Diğer bir bilgi de de savaş sonrası terhis olduktan sonra yurt gezisine çıkan Kara Fatma’ya Erzincan Oteli sahibi Kığılı Cebrail zade Hasan Efendinin değeri çok yüksek nadide bir sigara kutusunu Meydan Karakolu komiseri Hakkı Bey de Mustafa Kemal’in bir heykelini hediye etmiş, Burada sigara kutusu da çelişkilerden birisi olarak karşımıza çıkıyor.

                                                                                           Devam edecek