BİZE NE LAZIM?

Passolig rakamlarında iyiyiz…

Sosyal medya takipçiliğinde de iyiyiz…

Ama gelin görün ki, şu tribün yapma konusunda maalesef bu dönemde yerimizde sayıyoruz…

Yanlış anlaşılmasın!

Pandemi döneminden bahsediyoruz…

Hani özlemiştik sahaları?

Hani özlemiştik tezahürat yapmayı?

Hani maçların seyircili olacağı günleri dar bekliyorduk?

Ne oldu?

Evimizde oynadığımız üç maçı da gördük…

Nerede bu taraftar?

Yok…

Nerede tezahürat?

Yok…

Nerede özlem, hasret, sevda…

Yok…

Kimse kusura bakmasın ama böyle bir ortamda takımı ve yönetimi eleştirmeye de hakkımız yok…

Bir kere o tribünlerin dolum dolum dolması lazım…

Bir kere o tribünlerin tezahürattan yıkılması lazım…

Bir kere o tribünler karşısında rakip takımın “biz nereye düştük” demesi lazım…

Lazım, lazım, lazım…

Şu ataleti, şu kırgınlığı, şu dargınlığı bir kenara bırakmamız lazım…

Dadaş’ın maçı mı var?

Koşmamız lazım…

Uçmamız lazım…

Çift başlı kartal gibi o tribünlere konmamız lazım…

Bunu yapmamız lazım ki, takımla ilgili söylememiz gereken şeyler olunca da, konuşabilelim…

Eleştirebilelim…

Tenkit edebilelim…

Hülasa…

Lazım!

Lazım!

Lazım!