Yerel Haber Girişi : 01 Nisan 2021 10:02

Bu Dadaş başka Dadaş

Erzurum Kalkınma Vakfı Başkanı Erdal Güzel, İsmail Saib Sencer’i anlattı.


Güzel, “Bilim ve teknolojinin aklın sınırlarını zorladığı bir çağdayız” diyerek, bugün teknolojinin insan hayatına sunduğu olağanüstü gelişmeleri yarım asır önce hayata veda etmiş bir insanın algılaması ve kabul etmesinin hayal bile edilemez olduğunu söyledi.

Bu gelişmeler neticesinde dünyanın neresinde olursa olsun akıllı telefon ve bilgisayar marifetiyle her türlü bilgiye ulaşmanın artık saniyeler içinde mümkün olabildiğini anlatan Erdal Güzel, “Bilgisayarın hayatımıza girmediği devirlerde bu fonksiyon, olağanüstü yeteneklerle sahip, parlak zekâlı insanlar tarafından yapılmaktaydı. O günlerde dünya üzerinde bir elin parmakları kadar az olan bu şahsiyetlerden biri de Erzurumlu İsmail Saib Sencer’dir” diye konuştu.

 

AYAKLI KÜTÜPHANE UNVANLI DADAŞ

Doğu ve batıya ait on binlerce kitabı hafızasında tutmasıyla tanınan Erzurumlu İsmail Saib Sencer’in, yerli ve yabancılar arasında “Ayaklı Kütüphane” olarak ün yaptığını kaydeden Güzel, “Kendisine bu özelliğinden dolayı “Fıhrist-i Ulum”,”Canlı Bibliyoğrafya”, “Çağının Câhizi“, “Hatif-i ilm” ve” İlim müştaklarının Allâmesi” gibi unvanlar verilmiştir. 1873 yılında Erzurum’da Kasımpaşa Mahallesi’nde doğan İsmail Saib Sencer, küçük yaşta İstanbul’a gitmiş, Koca Mustafa Paşa Askeri Rüştiyesini bitirmiş, daha sonra dini ilimlere ilgi duymuş ve Arapkirli Abbas Şükrü Efendi ile Rizeli Hacı Ferhad Efendi’den icazet almıştır. İnsan anatomisine merakı yüzünden tıp ilmine merak salan İsmail Saib Sencer, Eczacılık Mektebi’ne yazılmış, üç yılda Hukuk Mektebi’ne devam etmiştir” ifadelerini kullandı.

 

BİTMEK TÜKENMEK BİLMEYEN OKUMA İSTEĞİ

Bitmek ve tükenmek bilmeyen okuma ve öğrenme arzusuyla yanıp tutuşan İsmail Saib Sencer’in hayat felsefesinde diplomaya ulaşmak değil, bilgiye ulaşmak duygusunun hep ön planda olduğunu dile getiren Güzel, “Her türlü canlıya saygı duyan ve bu özelliğini beslediği onlarca kediyle yansıtan İsmail Saib Sencer, yabancılar tarafından “O bizim Kâbe’mizdi” diye sahiplenilmiştir. Kitap tutkunlarının, kütüphane sevdalılarının ve yeryüzün de mumla adam arayanların farkında olduğu hemşerimiz İsmail Saib Sencer’i rahmetli Abdulbaki Gölpınarlı “Ali kadar mümin,Hüseyin kadar iradeli ve mütevekkil, Gazali ve Hâce Nasîreddin kadar mütekellim, Fahri Razi kadar müfessir, Buhari ve Küleyni kadar muhaddis, İbn Sina kadar hekim, Şeyh-i Ekber kadar âlim, Mevlâna kadar âşık ve arif, Hacı Bayram kadar vâkıf, Kınalızade kadar zifünûn bir zat tasarrufuna hacet yok diye tanımlamaktadır” şeklinde konuştu.