BU GÜNLER SİZE KALSIN!

Dün 25 Kasım’dı…

Sıradan bir gündü; ta ki, bu günün Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü olduğunu öğrendiğimiz ana kadar…

Ondan sonra bu günün bizim için hiçbir anlamı kalmadı!

Neden mi?

Bu günü “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” diye adlandırarak bile kadına en büyük haksızlığı etmişler de, ondan…

Ne demek kadına yönelik şiddetle mücadele!

Bir güne böylesi bir isim vermek bile kadına başlı başına şiddet uygulamak demektir, farkında mısınız?

Kadını ötelemek…

Kadını çaresiz ve acz içerisinde göstermenin modernite edilmiş bir yoludur bu…

Kadın aciz değildir!

Kadın çaresiz değildir!

Kadın, korunmaya muhtaç değildir!

Mesela…

Neden erkeğe yönelik şiddetle mücadele günü yok?

Erkekler insan değil mi yoksa?

Onlar çok daha mı güçlü, çok daha mı korunaklı?, çok daha mı özel bir konuma sahipler?

Hayır

Erkek ne ise, kadın da odur…

Kadın ne ise, erkek de odur…

O yüzden biz bu safsataya katılmıyoruz ve kadını çaresiz gösteren, ötekileştiren ne kadar gün varsa, onun da karşısındayız…

Bir örnek daha verelim:

8 Mart Dünya Kadınlar Günü…

Herkes bu günde çıkıyor, kadının yanındayız, kadınların destekçisiyiz, kadınlara her zaman sahip çıkacağı özetinde cümleler kuruyor…

Pardon!

Kadınların, kimsenin sehabetliğine de ihtiyacı yok, himmetine de…

Nedir bu kadınları sürekli aciz gösterme çabanız?

Nedir bu kadınlar üzerinde kendinizi egemen görme gayretiniz?

Dolayısıyla bir kadın olarak; şahsen biz kadınlara özel hiçbir günü kabul etmiyoruz… Böyle saçma sapan günler için birileri çıkıp bizi kutlasın da istemiyoruz…

8 Mart Dünya Kadınlar Gününe de karşıyız!

Kadına Yönelik Şiddete Mücadele Gününe de karşıyız!

Toplum içinde bir mücadele vereceksek eğer, bunu kadınlar olarak biz kendi başımıza yaparız…

Kimseye ihtiyacımız da yok, gereksinimimiz de…