BU SORUN HEPİMİZİN! 

Türkiye’nin gündeminde yer tutan önemli konulardan birisi, malum Marmara’daki Müsilaj kirliliği…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca Marmara’yı temizleme çalışmalarına start verildi ve kısa bir süre sonra bu sorundan inşallah arınmış olacağız…

Belki merak edenler olabilir, bu sorunun Erzurum’la ilgisi nedir diye…

Erzurum’la doğrudan ilgisi yok, evet ama doğayla çok yakından ilgisi var…

Bakınız!

Uzmanlar diyor ki:

Marmara denizi, bunu bir tepki şeklinde göstermiş olabilir. Dolayısıyla biz aslında biyolojik bir canlı olan denizin neye, neden tepki verdiğini araştırıyoruz…

Öyle ya!

Etki olmasa tepki olur muydu hiç?

Yeryüzünde yaşayan canlılar olarak bizler, her eylemimizle çevreye bir şekilde tesir ediyor, doğayı bir şekilde etkiliyoruz…

Bu da demek oluyor ki, Marmara’daki kirlilik de, işte böyle bir etkinin eseri…

Buradan çıkaracağımız sonuç özetle şu:

Attığımız her adım, etkisinin olmayacağını zannettiğimiz ya da düşündüğümüz her hareketimiz, çevreyi olumlu veyahut olumsuz yönde etkiliyor…

Nasıl ki, çöplerimizden ve atıklarımızdan kaynaklanan tehlikeli metan gazı, atmosfere salınıyor ve sera etkisi yaparak yağmurla yeniden başımızdan aşağı yağıyorsa, kullandığımız araçların egzozlarından çıkan gazdan, kullandığımız parfüm ve deodorantlara varıncaya kadar daha birçok şey ekosistemin dengesini bozuyor…

Bu anlamda yerel yönetimlerimizi gerçekten de tebrik etmek…

Özellikle Sıfır Atık projelerinin birer-ikişer hayata geçmeye başladığı Erzurum’da, hakikaten çevreyi koruma adına çok önemli atılımlar sergileniyor.

Misal, geçtiğimiz günlerde Dadaşkent’te bir eczaneye yolumuz düştü…

Eczanede Aziziye Belediyesi tarafından oluşturulan bir atık ilaç standına rastladık…

Yani vatandaş varsa evinde kullanmadığı ilaçların bu stantlarda toplanmasını sağlayarak aslında geri dönüşüm zincirine önemli katkılar sunuyor…

Dolayısıyla Aziziye Belediyesi’ni tebrik etmek lazım…

İnanıyoruz ki, diğer merkez ilçe belediyelerimiz de benzer adımlar atarak, atık ilaçların bertaraf edilmesi için böylesine kıymetli adımlar atarlar…

Gördünüz mü?

Marmara’dan girdik, eczaneden çıktık…

Bu da demek oluyor ki, çevre hepimizin sorunu, tabiatı ve doğal dengeyi korumak hepimizin görevi…

Ve unutmayalım:

Biz ancak doğa var oldukça var olabilir, tabiatı korudukça yaşayabiliriz…