EĞİTİMDE TELAFİ…

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in, pandemi döneminde yapılamayan yüz yüze eğitim sebebiyle yaşanan kayıpların telafi edileceğini açıklaması, dünün en güzel gelişmelerinden birisi oldu…

Yani öğrenciler için pandemi dönemi, öyle görünüyor ki bir kayıp olmaktan çıkacak…

Öğrencilerin genel durumunu değerlendirmeye ve bunun sonucunda yeni yol haritalarını oluşturmaya hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı’nı, bu manada tebrik etmek gerek…

Tabii ki Bakan Mahmut Özer’i de…

Hazır diyoruz, böyle bir adım atıldı; bir de öğrencilerin psikolojik durumlarına yönelik olarak bazı adımlar atılsa…

Malum, bu illet öğrencilerin sosyo-psikolojik gelişimlerini de olumsuz yönde etkiledi…

Öğretim kısmı tamam, belli ki eksiklikler giderilip, telafi adımları atılacak…

Ne diyelim…

Benzer telafi adımlarının psikolojik açıdan da atılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz…

 

 

ELÇİYE ZEVAL OLUR!

 

Gelelim şu meşhur (!) büyükelçilere…

Hani kalkıp Türkiye’deki yargı sistemini eleştirip, Osman Kavala güzellemeleri yapmışlardı ya; onlar işte…

Dün ilgili ülkelerin neredeyse tamamından açıklama geldi:

-Ülkelerin içişlerine karışmayız, diye…

Ha şunu bileydiniz işte!

Size böyle tükürdüğünüzü yalatır, bulunduğunuz çaptan aşağı düşürtürüz böyle…

Neyi merak ediyoruz, biliyor musunuz?

Bu büyükelçilerin hadsiz tavırlarına sevinenler ve el ovuşturanların yüzleri bu açıklamaların ardından nasıl bir hal almıştır acaba?

Suratları düşmüştür kesin!

Aralarından belki de:

-Tüh be! Ne de güzel kriz çıkartacaktık! Diyenler bile olmuştur, kim bilir!

Sonuç itibariyle dik duranlar her zaman kazanan taraf olmuştur, öyle de olacaktır…

Eğer Türkiye bu büyükelçilerin küstahlığını sineye çekip, ses etmeseydi, verilen bu taviz başka tavizleri de beraberinde getirecekti…

Ohhh!

Bu küstahlara ve içimizdeki refiklerine bu sevinci yaşatmadık ya…

Ohhhhh!