ALIN SİZE ENERJİ!

Tatlı tatlı yemenin bir de böyle acı acı kusması olur. Dilan Polat ve Engin Polat çiftinin tutuklanmasıyla birlikte hepimiz gördük ki, kim olursa olsun, ne olursa olsun, yanlış işler yapanın yaptığı yanlışlar kimsenin yanına kâr kalmıyor. 
Ne oldu şimdi? Aldınız mı ağzınızın payını ve oturdunuz mu demir parmakların ardında şimdi? Sizdiniz o lüks arabalarla boy boy pozlar veren, sizdiniz birbirinize uçaklar, pırlantalar hediye eden, sizdiniz bizim günlük harcamamız bilmem kaç yüz bin liradır diyen. Sizdiniz saçlarınızı dolarlarla bigudilerle süsleyen. Sizdiniz içtiğiniz kahveye altın tozu karıştıran, sizdiniz birbirinize direk dansı yapan. Alın bakalım şimdi, devlet elinize öyle bir direk verdi ki, hapishanede artık o direğe sarılır yatarsınız şimdi. 
Parayla bulaştığınız kirli işlerinizin hep sümen altı edileceğini mi zannediyordunuz siz? Devletin yaptıklarınızın hesabını sizden sormayacağını mı düşünüyordunuz? Diyorsunuz ki, bizim aylık gelirimiz 150-200 bin liraydı. Tabi canım, milyonluk arabalarada zaten 200 bin lira aylık gelirinizle sahip olmuştunuz, öyle değil mi? 
Yediğiniz haltlar yetmiyormuş gibi, birde kalkıp insanların aklıyla ve zekasıyla alay ediyorsunuz. 
Kara para aklama suçuyla yargılanacaksınız, vergi usul kanununa mufhalefet etmekle yargılanacaksınız. Yani ulaştığınız anormal zenginliğin kaynağını bir şekilde açıklamak durumundasınız ve bu açıklama kesinlikle aylık gelirinizin 150-200 bin lira olduğu şeklinde olmamalı elbette. Ya çıkıp bu derenin suyunun nereden geldiğini açıklarsınız yada girdiğiniz o delikte paşa paşa yatarsınız. Yok öyle kirli işlerle etrafa enerji saçmak. Gidin şimdi kendi enerjinizde boğulun, hesap verin! Yoksa bir kusurunuz bunu kanıtlayın ve ispat edin! Kısacası onu bunu bilmem, ama siz bu muameleyi çoktan hak etmiştiniz. Öyle ki, görgüsüzlüğünüzün hızına yetişmekte siz bile zorlanıyordunuz artık.