HERKES AYNI FİKİRDE

Bir yorumcu için bence en güzel şey, sokağın nabzını tutabiliyor olmaktır. Benim yazılarım genellikle futbol ağırlıklı oluyor, buda tabi benim Erzurumspor aşkımdan kaynaklanıyor. 
Dünkü yazımı hatırlatmak babından şunu söyliyim; Erzurumspor’un Ziraat Türkiye Kupası maçlarıyla kaybedecek zamanının olmadığını söylemiştim dün. 
Taraftarlardan o kadar çok tebrik mesajı aldım ki, anlatamam. Çünkü neredeyse herkes benim gibi düşünüyor, Ziraat Türkiye Kupası maçlarının Erzurumspor’a zarar vermekten başka hiçbir işe yaramayacağını düşünüyordu. 
Sebebide zaten çok açık, dün ve ondan önceki yazılarımdada dediğim gibi, takımımızda kadro derinliği yok. Sahanın neredeyse her yerinde ve her mevkiinde kaybedecek bir tek oyuncumuz yok. Allah esirgesin, başımıza gelebilecek en küçük bir sakatlık, bizi ligdeki yolumuzdan edebilir. 
Hani şöyle alternatifli bir kadromuz olsa, oyuncularımızın birbirine muadil yedekleri olsa tamamda, öyle bir şansımız yok, imkanımız yok. 
Şimdi sen kalk Mustafa Yumlu’yu oynat, Akbaş’ı oynat, Allah korusun ya bir sakatlık yaşarlarsa..! Bu bence girilmesi gereken bir risk değil. 
Ben endişelerimi paylaşırken, kulüpten bazı kaynaklardan edindiğim bilgilere göre, sahaya sürülecek olan takım, ağırlıklı olarak gençlerden oluşacakmış. Buna sevinmiş olmakla birlikte gençlerden kurulu bir kadro bile olsa ZTK maçlarının angaryadan ibaret olduğu görüşümü yineliyorum. 
Hem Hakan hocaya hemde futbolculara seslenerek diyorum ki, bizim çok daha önemli hedeflerimiz var. Bu hedeflere ulaşabilmemiz içinde bölünmemiş bir enerjiye ve sağlam topçulara ihtiyacımız var.