Ne günlere kalmışız…

 

Ev hanımlarının bizdeki kadar saçma sapan bağımlılıklarının olduğu bir başka ülke daha yoktur zannedersem. 
Şöyle ki, sabah uyanışını, kahvaltısını ve hatta evinin temizliğini bile ekranlardaki manyak manyak programların saatine göre organize eden ev hanımları ne yazık ki çoğunlukta. 
Bir ara denk geldim ve izledim, yemin ediyorum psikolojim alt üst oldu. Kayıp arayanlar mı dersiniz, aldatan ve ihanet edenler mi dersiniz, cinayetler mi dersiniz, aklım gitti resmen. 
Ve düşünün ki, evlerimizde bırakarak işimize gücümüze gittiğimiz ev hanımları, gün boyunca bu saçmalıklarla haşır neşir oluyorlar. 
Şimdi böyle ev hanımlarından aileye ne fayda olur, evlada ne fayda olur, topluma ne fayda olur. Yani öyleleri var ki, bu programları bir araya gelerek çay ve kahve eşliğinde izliyormuş. 
Bildiğin akıl tutulması, bildiğiniz facia!
Diyeceksiniz ki aklına nereden geldi bu konu? 
İnternette haber siteleri arasında gezinirken, Müge Anlı’nın programına rakip olacak yeni bir programın haberini gördüm. Zahide Yetiş kimse, programı o yapacakmış ve o program Müge Anlı’nın programına rakip olacakmış. 
Aman Allah’ım! 
Hele nelerle uğraşıyor, hele ne lüzumsuzluklarla iç içe kalıyoruz. 
Eskiden analarımız sabahın köründe uyanır, sokakları bile ehramlarını bellerine dolayarak süpürürlerdi. 
Sokaklar temizlenirdi, pırıl pırıl olurdu…
Ama şimdi anlıyorum ki, aslında temizlenen sokaklar değilmiş. 
Gerçekte bizmişiz, toplummuş yani. 
Şimdinin analarına bakın hele!
Hele bakın ki, sabahları uyanır uyanmaz ne için hay hay ediyorlar?
Müge Anlı için… 
Müge Anlı’nın programıyla ekranlara taşınan kokuşmuşluk için… 
Eyvah ki, ne eyvah… 
Ve biz ne günlere kalmışız Allah’ım!