Sosyal medya maymunları

Sosyal medyada tribünlere oynayan çok insan görürsünüz. Ağzı laf yapar, kalemi iş yapar, sürekli bir eliştiri, sürekli bir yargılama, sürekli bir sorgulama hali vardır böylelerinde. 
Ama bunlara deseniz ki, gelin sorumluluk üstlenin, gelin siyaset yapın, gelin kanaat önderi olun diye, hiçbiri kulak asmaz. Onlar için varsa yoksa klavyenin başıdır en güzel yer.  
Hani böyle köşe kenar tipleri deseniz, o da değil; kariyerleri de var, prestijleri de var. Yani kalkıp deseler ki siyaset yapacağız diye, kimse de çok görmez onlara. 
Bilakis hakkınızdır der. Fakat gelin görün ki, bunların sorumluluk almak gibi bir cesaretleri de yoktur. 
Bazı bazı memleketi yazarlar, memleket diye dertleri yoktur. Bazı bazı siyaseti yazarlar, yanlışları düzeltmek gibi bir kaygıları yoktur. Erzurum siyasetini de yazarlar, Türkiye siyasetini de yazarlar, ekonomiyi de yazarlar, maliyeyi de yazarlar. Her konuda muhakkak bildikleri bir şeyler vardır ama onlar hep kenarda kalıp izlemeyi tercih ederler. 
Onları memnun eden ne peki diye soracak olursanız, takipçilerinden aldıkları aferinler. Yani paylaşımları beğeni toplasın, yorum alsın, paylaşılsın, onlara yeter. Nasıl bir hissiyatsa bu artık; ne kadar çok yorum, o kadar çok kasılma. Ne kadar çok beğeni, o kadar çok gerilme. 
Ben işte buna anlam veremiyorum bir türlü. Madem düşünebiliyorsunuz, madem kafanız basıyor bir şeylere, o halde niye sorumluluk almazsınız bir türlü? 
Sizin dünyanız sosyal medyadan mı ibaret? 
Sizin kaygılarınızın karşılığı sadece beğeni ve yorumlardan mı ibaret? 
İşte bu yüzden itibar edemiyorum bu tiplere, dikkate değer de bulmuyorum, samimi de bulmuyorum. Onları kimse kusura bakmasın ama ben sosyal medya maymunları olarak isimlendiriyorum.