Afganistan'da meydana gelen 6 şiddetindeki deprem büyük yıkıma yol açtı ve en az 1.124 kişinin ölümüne neden oldu. Batı ülkelerinin yardımlarını kestiği ülkede insani kriz derinleşirken, depremde de Afgan kadınlar geri planda bırakıldı. Deprem haberini Derya Doğan aktardı.
Celalabad'da meydana gelen depremde en az 1.124 kişinin öldüğü, 3 bin 251 kişinin yaralandığı ve yaklaşık 8 bin evin yıkıldığı bildirildi. Birleşmiş Milletler ve Taliban hükümetine göre başkent Kabil'de de güçlü artçılar yaşandı. Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu'na (USGS) göre yaklaşık 500 bin kişi sarsıntıyı güçlü şekilde hissetti ve zayıf inşa edilmiş yapılarda önemli ölçüde hasar oluştu. Şiddetli yağış, toprak kayması ve hasarlı yollar, depremden en kötü etkilenen dağlık bölgelerdeki kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor.
Kunar bölgesinde depremzede olan Sadiqullah, Associated Press haber ajansına yaptığı açıklamada, saatlerce acil yardım görevlilerini beklediğini, yarı gömülü halde kaldığını ve eşinin ve iki çocuğunun hayatını kaybettiğini söyledi. Kabil'de yaşayan 41 yaşındaki Ahmed Zamir ise CNN International'a konuşarak, çevredeki herkesin enkaz altında kalma korkusuyla sokaklara akın ettiğini belirtti. Taliban'ın 2021'de yönetimi ele geçirmesinden bu yana Afganistan'da ciddi bir insani kriz yaşanıyor. ABD, İngiltere ve Fransa'nın yardım programlarını durdurması, açlık ve yoksulluğu daha da kötüleştirdi. Dünya Gıda Programı da Afganlara yardım ulaştıramıyor. Ancak Reuters haber ajansına konuşan Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, İngiltere'nin deprem mağdurları için 1 milyon sterlinlik yardım açıkladığını ve Hindistan'ın da bin aile çadırı ve 15 ton gıda yardımı gönderdiğini duyurdu.
Taliban'ın kadın ve kız çocuklarını sosyal hayattan dışlayan politikaları, depremde de kendini gösteriyor. Afganistan'daki hastanelerde bulunan kadın ve çocuklara ait fotoğraflar henüz yayınlanmasa da, depremden etkilenenler arasında yüzlerce kadın ve kız çocuğu olduğu bildiriliyor. Celalabad merkez hastanesini ziyaret eden yerel bir gazeteci, bazı kadınların hava yoluyla hastaneye kaldırıldığını doğruladı. Ancak, nakledilen erkek sayısının çok daha fazla olması, kadınların geride bırakıldığı endişesini uyandırdı. Kunar eyaleti muhafazakâr bir bölge olarak biliniyor ve BBC'nin haberine göre kadınlar geç tedavi alabiliyor veya kendi hallerine bırakılabiliyor. Birçok kişinin evde kalmayı veya ailelerinin kendilerini hastaneye götürmesi için gün ışığını beklemeyi tercih ettiği yönünde endişeler var. Benzer bir durum, 2022 yılında Paktika eyaletinde meydana gelen yıkıcı depremde de yaşanmıştı. Sahada kadın kurtarma görevlilerinin bulunmaması da dikkat çekiyor.