Vanderbilt Üniversitesi liderliğinde yapılan bir araştırma, mide bulandırıcı görüntülere verilen tepkilerin, bir kişinin siyasi görüşünü tahmin etmede yüksek oranda etkili olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, katılımcılara bozulmuş yemek, hayvan cesedi veya kirli tuvalet gibi tiksindirici görseller izlettirildi. Sonuçlar, muhafazakâr katılımcıların, özellikle anterior insula gibi duygusal yargılamayla ilgili beyin bölgelerinde, daha güçlü tepkiler verdiğini gösterdi.
Bu durum, siyasi düşünce farklarının yalnızca öğrenilmiş tercihler değil, aynı zamanda beynin tehdit ve rahatsız edici uyaranları nasıl işlediğiyle de ilgili olduğunu kanıtlıyor. Ancak, araştırmacılar sadece tiksinti düzeyinin değil, bu duygusal tepkiye verilen tepkinin de önemli olduğunu belirtiyorlar. Stanford Üniversitesi’nden psikolog Matthew Feinberg ve ekibi, liberallerin olumsuz duygusal durumları daha iyi yönettiğini, muhafazakârların ise ilk duygusal tepkilerine daha fazla güvendiğini ve bu hissi ahlaki bir sinyal olarak algılama eğiliminde olduklarını tespit etti.
İğrenme duyarlılığının siyasi eğilimi bu kadar güçlü etkilemesinin nedeni, iğrenmenin evrimsel geçmişinde yatıyor. İlk olarak, atalarımızı bozulmuş gıdalardan, hasta insanlardan ve enfeksiyon kaynaklarından korumak için evrimleşmiş bir davranışsal bağışıklık sistemi olarak ortaya çıkan tiksinti hissi, zamanla genişledi ve ahlaki sapmaları da kapsamaya başladı. Araştırmalar, fiziksel tiksintiye daha duyarlı bireylerin, ahlaki ihlallere karşı da daha hassas olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, muhafazakâr siyasi görüşlerin geleneksel değerlerin korunması ve hızlı değişime karşı temkinli yaklaşım savunması, evrimsel olarak grup bütünlüğünü koruma içgüdüsüyle şekillenmiş olabilir.