İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, salı günü yaptığı bir röportajda eski sağcı milletvekili Sharon Gal'den aldığı 'vaat edilmiş topraklar' muskasının 'Büyük İsrail hayaliyle çok fazla uyum sağladığını' söyledi. Bu sözler, açıklamaları kendi egemen topraklarına tehdit olarak gören birçok Arap ülkesinden sert tepkiler topladı.
'Büyük İsrail' kavramı, farklı yorumlara sahip olmakla birlikte, uzun süredir aşırı sağcı İsrailliler tarafından dile getiriliyor. Middle East Eye'ın haberine göre genellikle Filistin, Lübnan ve Ürdün'ün yanı sıra Suriye, Irak, Mısır ve Suudi Arabistan'ın önemli bölümlerini kapsayacak şekilde toprak genişlemesi vizyonu olarak anlaşılıyor. Daha dar bir kullanımda ise 1967'de İsrail'in işgal ettiği topraklara atıf yapılıyor: Filistin toprakları, Suriye'deki Golan Tepeleri ve Mısır'ın Sina Yarımadası.
'Büyük İsrail' kavramı, siyasi Siyonizmin kurucusu olarak bilinen Theodor Herzl tarafından da ele alınmıştı. Herzl, günlüklerinde Yahudi devletinin 'Mısır'ın Deresi'nden Fırat Nehri'ne kadar' uzanması gerektiğini yazmıştı. 1948'de İsrail Devleti kurulduğunda ülkenin sınırları tanımlı değildi. 1967'deki Altı Gün Savaşı sırasında İsrail, Gazze Şeridi, Batı Şeria, Suriye'deki Golan Tepeleri ve Mısır'daki Sina Yarımadası'nı işgal etti. Bu, İsrail'in topraklarını genişletmeye yönelik ilk büyük askeri hamlesi oldu. Sina, daha sonra imzalanan barış anlaşmasıyla Mısır'a geri verildi, ancak Golan Tepeleri İsrail tarafından ilhak edildi. Savaş, özellikle dini Siyonistler arasında 'Büyük İsrail' fikrine yeniden ilgi doğurdu. Altı Gün Savaşı'nın ardından kurulan 'Büyük İsrail Hareketi' adlı siyasi parti, 1970'lerin sonuna kadar aktif kaldı. Parti, ele geçirilen toprakların korunması ve buralara Yahudi vatandaşların yerleştirilmesini savunuyordu.