Altının ons fiyatı, yılın ilk 9 ayında Federal Rezerv'in (Fed) faiz indirimlerine başlama beklentilerinin artması, ABD'de hükümetin kapanması ve jeopolitik risklerin devam edebileceği endişeleriyle üst üste rekorlar kırarak 3 bin 871 dolara kadar yükseldi.
ALTINDA REKOR SERİSİ
Piyasalar, 2025 yılına girerken küresel çapta enflasyon ve resesyon ikilemi arasında merkez bankalarının para politikalarında gevşeme döngüsüne girmesi beklentileriyle başladı. Bu süreçte dolar endeksindeki zayıflama, devam eden küresel belirsizlikler ve ABD'de federal hükümetin bütçe yetersizliğinden dolayı kapanması, yatırımcıların güvenli liman arayışını artırarak altına olan yönelimi kuvvetlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve başlamasıyla gündeme gelen "tarife" konuları, küresel ekonomik görünüme dair endişeleri artırarak ülkede enflasyonist baskıları yoğunlaştırdı ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) politika alanının daralabileceğine yönelik soru işaretlerini beraberinde getirdi. Potansiyel olarak büyüyen ABD bütçe açığına ilişkin endişeler de altının fiyatını yukarı yönlü destekleyen faktörler arasında yer aldı.
KÜRESEL BELİRSİZLİKLER VE ALTIN TALEBİ
ABD yönetiminin uyguladığı korumacı politikaların olası etkilerine yönelik endişeler sürerken, federal hükümetin yeni mali yıl başlamadan önce Kongre'nin geçici bütçe tasarısını onaylayamaması nedeniyle kapandı. Federal kamu kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürmesini sağlayacak geçici bütçe tasarısının Kongre'den geçememesi, Aralık 2018'de başlayıp Ocak 2019'da biten 35 günlük kapanmadan bu yana ilk kez yaşandı. Yıl boyunca dünyanın önde gelen merkez bankalarının altın alımlarına devam etmesi ve Çin'den gelen güçlü talep de altın fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu. Bu gelişmelerle altının ons fiyatı yılın 9 ayında yüzde 47,6 artışla 3 bin 871 doları aştı. En fazla aylık yükseliş yüzde 11,9 ile eylül ayında görüldü. Altının onsu şubat, mart ve nisan aylarında tarihi zirvesini yukarı taşıdı. Söz konusu yukarı yönlü ivmelenme, tarifelerin enflasyon ve büyüme üzerindeki olası olumsuz etkilerine yönelik endişeler, Fed'e yönelik genişleyen faiz indirimi öngörüleri ile jeopolitik gerilimlerin etkisiyle hız kazandı. Altının ons fiyatı, eylülde 3 bin 871,69 doları gördü. 1 Ekim'de ise 3 bin 895,36 ile yeni bir zirveye ulaştı. Ons altın, 1979'dan bu yana en yüksek yıllık artışa doğru ilerliyor.
UZMAN GÖRÜŞLERİ VE GELECEK BEKLENTİLERİ
Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, altındaki yükselişin temelinin merkez bankalarından gelen artan talebin piyasayı desteklemesiyle atıldığını belirtti. Hansen, yakın tarihteki en uzun soluklu yükseliş olarak 2001'den 2011'e kadar süren 10 yıllık döneme işaret ederek, bu süreçte altının aylık kapanış fiyatlarına göre 2001'de 260 dolardan, Ağustos 2011'de 1825 dolar zirvesine kadar çıktığını söyledi. Hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların giderek daha fazla altına yöneldiğine dikkati çeken Hansen, güçlü momentum ve fırsatı kaçırma korkusuna ek olarak, fonlama maliyetlerinin yeniden düşeceği beklentisinin, altını büyük fonlar için tekrar cazip hale getirdiğini bildirdi. Hansen, kısa vadede odağın 4 bin dolar seviyesinde olduğunu ancak Fed'in bağımsızlığının zedelenmesi ve faizlerin finansal piyasalarda yeniden çalkantı yaratabilecek seviyelere itilmesi durumunda, fiyatların daha da yukarı çıkma riskinin bulunduğunu ifade etti. Fed'in bağımsızlığına yönelik endişelerin ve para politikası üzerindeki siyasi etkilere yönelik kaygıların altını daha da cazip hale getirdiğini vurgulayan Hansen, ABD'de federal hükümetin kapanmasının da siyasi sistemin kırılganlığını gözler önüne serdiğini belirtti. Son yükselişin hızının bir "baş dönmesi" hissi yarattığını kaydeden Hansen, daha büyük sorunun bu rallinin, piyasaların değerli metaller gibi somut yatırımları nasıl değerlediğine dair eğilimlerin genişlemesine işaret edip etmediği olduğunu ve eğer öyleyse, önümüzdeki aylarda fiyatların daha da yükselecek alanı olabileceğini sözlerine ekledi.

