DÜNYA
Yayınlanma : 21 Ağustos 2025 06:15

Avrupa'nın Ukrayna güvencesi zayıf: Asker sayısı yetersiz, ABD'ye bağımlı

Avrupa'nın Ukrayna güvencesi zayıf: Asker sayısı yetersiz, ABD'ye bağımlı
Washington'daki Ukrayna Zirvesi'nde Avrupa'nın Kiev'e verdiği güvenlik garantileri, Avrupa ordularındaki asker sayısının yetersizliği ve ABD'ye olan bağımlılık nedeniyle tartışmalı hale geldi.

Geçen pazartesi günü Washington'da gerçekleşen Ukrayna Zirvesi'nde Avrupa liderleri, Kiev'e NATO'nun 5. maddesine benzer güvenlik garantileri verilmesi çağrısında bulundu. Ancak, Avrupa'nın kendi savunmasını sağlayacak askeri güce sahip olmadığı gerçeği, bu çağrıların gerçekçiliğini sorgulamayı beraberinde getiriyor. ABD'nin Ukrayna'ya asker göndermeyeceğini açıklamasıyla Avrupa'nın oyun planı tartışma konusu oldu.

AVRUPA ORDULARINDAKİ SIKINTILAR

Almanya, İngiltere ve Fransa'nın ordularındaki asker ve teçhizat eksikliği, Avrupa liderlerinin söylemlerini fiili imkanlarla destekleyemediklerini gözler önüne seriyor. Almanya, NATO'nun istediği 260 bin askeri sayısına ulaşamadan 178 bin askerle yetinirken, Fransa ordusunun yaşlanması ve İngiltere'de kara kuvvetleri personel sayısının 2020'deki 80 binden 2024'te 72 binin altına düşmesi, bu durumu daha da vahim kılıyor. ABD'nin Avrupa'daki askerlerini çekme ihtimali ise krizi derinleştirebilir. Gençlerin orduya ilgisizliği, bireycilik ve “post-militer kültür”, Avrupa ordularının kan kaybının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Maaş artışı, göçmenlerin orduya katılması ve üniversite-ordu iş birlikleri gibi çözüm önerileri de kalıcı bir sonuç vermemiş durumda.

SÖYLEM VE İCRAAT ARASINDAKİ UÇURUM

Avrupa liderleri, Ukrayna'ya güvenlik garantileri vererek siyasi birlik görüntüsü sergilemeye çalışıyor. Ancak, kendi ordularındaki asker sayısındaki yetersizlik, bu vaatlerin güvenilirliğini tartışmalı hale getiriyor. Zirvede ABD, Ukrayna'ya Amerikan askeri göndermeyeceğini açıkça belirtti. İngiltere de ön cephede asker bulundurmayacağını, sadece hava sahası ve limanları koruyabileceğini duyurdu. Washington'ın desteği olmadan verilen güvenlik garantileri pratikte anlamsız kalıyor. Avrupa, güçlü görünmek istese de, ABD'ye bağımlılığı daha da belirginleşiyor. Bu durum, Ukrayna için verilen güvenlik garantilerinin caydırıcı özelliğinin olmadığı ve Kiev'in boş umutlarla oyalandığı yorumlarına yol açıyor. Yunanistan'ın Ankara'nın Avrupa savunma ve işbirliği mekanizmalarına katılımını engellemesi, Fransa ve Almanya'nın ise bu duruma yeterince tepki verememesi, Avrupa'nın ABD ve Rusya gibi güçleri dengeleme stratejisindeki en büyük eksikliği ortaya koyuyor.

LAVROV'DAN AÇIKLAMA

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna için güvenilir güvenlik garantilerinin geliştirilmesini desteklediklerini, ancak Rusya'nın dahil olmadığı garantileri kabul etmediklerini ve çıkarlarını korumaya devam edeceklerini belirtti. İkili ve üçlü zirvelere karşı olmadıklarını ifade eden Lavrov, Avrupa'nın diplomatik çabaların aksine durumu tırmandırmaya devam ettiğini ve ABD Başkanı Donald Trump'ın yaklaşımını değiştirmeye çalıştığını söyledi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise, Başkan Trump'ın, Avrupalı devletlere satılan silahlarda yüzde 10'luk fiyat artışı uyguladığını ve Putin'in Zelenski ile görüşmede bir araya gelme konusunda istekli olduğunu açıkladı.