Birleşmiş Milletler'de (BM) düzenlenen yüksek düzeyli uluslararası konferans, Filistin meselesine barışçıl bir çözüm bulunması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi amacıyla onlarca ülkeden üst düzey diplomat ve hükümet yetkililerini bir araya getirdi. Konferans, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'daki politikaları nedeniyle iki devletli çözüm umutlarının azalması ve zamanın hızla tükendiği uyarılarıyla başladı. Erzurum ve Doğu Anadolu'nun da barışa verdiği önemi göz önünde bulundurarak, bu küresel gelişmenin bölgemiz üzerindeki dolaylı etkilerini de değerlendirmek gerekiyor.
İsrail'in Politikaları ve Artan Gerilim
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, konferansta yaptığı konuşmada, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarının ve Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin iki devletli çözümü tehdit ettiğini vurguladı. Gazze'nin neredeyse bir ölüm evine dönüştüğünü belirten Barrot, İsrail Meclisi'nin Batı Şeria'nın ilhakını onaylamasının da süreci daha da umutsuz hale getirdiğini ifade etti. Bu gelişmeler, bölgesel istikrarsızlığı artırarak, dolaylı olarak ülkemizin güvenliğini de etkileyebilecek bir durumdur.
Uluslararası Toplumun Sorumluluğu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ise, Filistin halkının ekonomik olarak güçlendirilmesinin barış için şart olduğunu belirtti. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise, iki devletli çözümün hayata geçirilmemesinin İsrail'in küresel düzeyde yalnızlığını daha da derinleştireceğini ve zamanın tükenmekte olduğunu vurguladı. Guterres'in bu açıklamaları, uluslararası toplumun Filistin meselesinde daha aktif ve etkili bir rol üstlenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki barış ve istikrar çabalarına daha fazla önem vermesini gerektiriyor.

