SAĞLIK
Yayınlanma : 06 Ağustos 2025 11:51

Bolu'da beyin kanseri tedavisinde devrim: Yeni nano molekül geliştirildi

Bolu'da beyin kanseri tedavisinde devrim: Yeni nano molekül geliştirildi
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde geliştirilen ve patenti alınan yeni bir nano molekül, beyin kanseri tedavisinde çığır açacak. Bu yerli teknoloji, beyine geçebilen, toksisitesi düşük ve yara iyileştirici özelliklere sahip.
Bolu'da beyin kanseri tedavisinde devrim: Yeni nano molekül geliştirildi

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde, glioblastoma yani beyin kanseri hastalarında yaşam süresini uzatacak, yara iyileştirici özelliklere sahip yerli teknolojiyle yeni bir nano molekül geliştirildi. Türkiye'de ilk kez geliştirilen nano molekülün patenti alındı. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde, beyin kanseri hastalarında tedavi seçeneklerinin sınırlı olması ve yaşam süresinin çok kısa olması sorununa çözüm bulmak amacıyla 2020 yılında başlatılan bir proje sonucunda bu başarı elde edildi.

YENİLİKÇİ NANO MOLEKÜL

2020 yılında başlayan projede, beyine geçebilen, toksisitesi düşük, kanser hücrelerini hedef alan ve aynı zamanda antibakteriyel özelliklere sahip, yatak yaraları, diyabet yaraları ve birçok farklı yara türünde iyileştirici etkisi olan yenilikçi bir nano molekül geliştirildi. Nano molekülün patenti geçtiğimiz aylarda alındı. 6 yıldır öğretim üyesi olarak görev yapan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Akif Hakan Kurt, geliştirdikleri molekülün beynin koruyucu bariyerini aşarak doğrudan kanserli hücrelere ulaşabildiğini, patentlerini aldıklarını ve yerli sanayi iş birliğiyle molekülün gelecekte ilaç olarak üretimini hedeflediklerini açıkladı. 'Amacımız beyin kanseri hastalarında tedavi seçeneği oluşturmaktı,' diye belirtti Prof. Dr. Kurt.

BEYİN BARİYERİNİ AŞAN TEKNOLOJİ

Prof. Dr. Akif Hakan Kurt, amaçlarının beyine geçebilen, toksisitesi düşük yeni bir nano ürün geliştirmek olduğunu belirterek, projenin 2020 yılında başladığını ve glioblastoma hastalarında yaşam süresinin 1 ile 5 yıl arasında değişmesi, ilaçlara karşı direnç göstermesi ve tedavi seçeneklerinin kısıtlı olması gibi sorunlara çözüm aramayı hedeflediklerini açıkladı. Kuersetin, gümüş ve kitosan gibi üç etken maddeden yararlanıldığını, bu maddelerin anti-kanser, antibakteriyel ve antioksidan özelliklerinin yanı sıra yara iyileştirici etkilerinin de bulunduğunu vurguladı. Geliştirilen nano molekülün, beyin omurilik sıvısını (BOS) aşarak doğrudan kanserli hücrelere ulaşabildiğini, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyelerinden Elif Berna Ulutaş'ın önderliğinde bir buçuk yılda geliştirildiğini ve yapısal özelliklerinin karakterizasyon süreçlerinin tamamlandığını kaydetti.

YERLİ ÜRETİM HEDEFİ

Prof. Dr. Kurt, nano molekülün kanser hücreleri üzerindeki güçlü etkilerinin yanı sıra, antibiyotiklere dirençli bakteriler üzerinde de etkili olduğunu, Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'ndan Fatma Avcıoğlu ile yapılan çalışmalarda gözlemlendiğini belirtti. Ayrıca, bu molekülün yara iyileştirici özelliğinin de yatak yaraları, diyabet yaraları ve diğer yara türlerinde krem formunda kullanılmasını mümkün kıldığını ifade etti. Patentin alındığını ve yerli firmalarla iş birliği yapılarak ilacın üretimine yönelik görüşmelerin sürdüğünü, Sağlık Bakanlığı'nın ve Sağlık Dairesi Projeler Başkanlığı'ndan Züfer Bey'in desteklerini aldıklarını sözlerine ekledi.