Türkiye'nin büyük bölümü deprem kuşağında yer alıyor ve İstanbul, olası büyük bir depremin en çok korkulan adreslerinden biri olarak gösteriliyor. Ancak, yapılan tüm uyarılara rağmen konut sigortasına olan ilgi istenilen seviyede değil. Zorunlu deprem sigortası (DASK) yanında, tüm doğal afetleri kapsayan konut sigortaları hayati önem taşıyor; uzmanlar, sigortanın felaket anında değil, öncesinde yaptırılması gerektiğini vurguluyor.
SİGORTA ÖNEMİ VURGULANIYOR
Bir sigorta şirketi genel müdürü olan Eyüp Özsoy, konut sigortasının önemine dikkat çekerek, 'Felaket geldiğinde sigorta yapılamaz. Sigorta önceden alınması gereken bir üründür.' dedi. Türkiye'de mevcut verilere göre her dört konuttan sadece biri sigortalı. Zorunlu deprem sigortasında oran biraz daha yüksek olsa da, her 10 evden 6'sı bu sigortaya sahip. İstanbul gibi yüksek riskli şehirlerde bile konut sigortası oranları düşük kalıyor. Deprem dahil tüm doğal afetlerde evin değerini karşılayabilecek konut sigortası, ekonomik kayıpları azaltmada önemli bir rol oynuyor.
DASK YETERSİZ KALABİLİYOR
Eyüp Özsoy, 'DASK her şeyi karşılamıyor. Konut paket poliçeleriyle hem bina hem eşyalar teminat altına alınabiliyor.' diyerek DASK'ın yetersiz kalabileceğine işaret etti. Sigorta primleri, evin bulunduğu il ve özelliklerine göre değişiklik gösteriyor. Özsoy'un verdiği bilgilere göre zorunlu deprem sigortası ortalama 1.200 TL, konut paket sigortası ise ortalama 5.000 - 6.000 TL civarında. Türkiye genelinde 5 milyon konutun tüm doğal afetlere karşı sigortalı olduğu belirtilirken, uzmanlar bu rakamın yeterli olmadığını ve geç kalmadan sigorta yaptırmanın önemini vurguluyor.

