SAĞLIK
Yayınlanma : 28 Temmuz 2025 20:34

Erken Teşhis Hayatı Kurtarıyor: Kemik Tümörlerinde Erken Tanının Önemi

Erken Teşhis Hayatı Kurtarıyor: Kemik Tümörlerinde Erken Tanının Önemi
Doç. Dr. Özgür Erdoğan, kemik tümörlerinde erken teşhisin hayati önem taşıdığını ve tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığını vurguladı. Erken tanı ile sağkalım oranlarının yükselebileceğini ve uzuv kaybının önlenebileceğini belirtti.

Doğu Anadolu Bölgesi'nde de sıklıkla görülen kemik tümörleri, uzmanlar tarafından detaylı bir şekilde ele alındı. VM Medical Park Gebze Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Erdoğan'ın açıklamaları, Erzurum halkı ve bölge sakinleri için büyük önem taşıyor. Erken teşhisin hayati önemine dikkat çeken Erdoğan, milli sağlık politikalarımızın da bu konuya daha fazla odaklanması gerektiğini vurguladı.

Kemik Tümörlerinin Belirtileri ve Risk Grupları

Doç. Dr. Erdoğan, kemik tümörlerinin başlangıçta belirti vermeyebileceğini, ancak zamanla gece artan kemik ağrısı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve sebebi açıklanamayan kırıklarla kendini gösterebileceğini belirtti. İleri evrelerde ise kilo kaybı, halsizlik ve ateş gibi sistemik şikayetlerin de görülebileceğini ifade etti. Özellikle 10-20 yaş arası çocuk ve ergenlerde osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi kötü huylu tümörlerin daha sık görüldüğünü, 30-60 yaş arası yetişkinlerde ise kondrosarkom gibi kıkırdak kökenli tümörlerin daha yaygın olduğunu vurguladı. Genetik yatkınlıkların da riski artırdığını sözlerine ekledi.

Erken Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Erdoğan, erken tanı ile osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi agresif tümörlerde 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 70-80'e çıkabileceğini, ileri evrelerde ise bu oranının yüzde 20'lere kadar düşebileceğini açıkladı. Erken tanı sayesinde metastaz riskinin azalacağını, daha az agresif tedavi yöntemlerinin yeterli olabileceğini ve uzuv kaybı yaşamadan cerrahi yapılma şansının artacağını vurguladı. Tedavi sürecinde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve diğer modern tedavi yöntemlerinin kullanıldığını ve tedavi planının hastanın durumuna göre multidisipliner bir kurul tarafından belirlendiğini belirtti. Erzurum ve Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki sağlık tesislerinin bu konuda yeterli donanıma sahip olması gerektiğini ve uzman doktor sayısının artırılması gerektiğini de ekledi.

Tedavi Sonrası İyileşme Süreci

Doç. Dr. Erdoğan, tedavi sonrası iyileşme sürecinin uygulanan yönteme bağlı olarak değiştiğini, cerrahi sonrası 6-12 haftalık bir iyileşme süreci olduğunu ve fizyoterapinin önemini vurguladı. Psikolojik desteğin de tedavi sürecinde büyük rol oynadığını belirtti. Erken teşhis edilen ve tümör tamamen çıkarılan hastaların yaşam kalitesini büyük ölçüde koruyarak normal hayatlarına dönebileceğini, ancak düzenli kontrollerin önemini vurguladı. Bu konuda vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi ve sağlık çalışanlarının eğitiminin önemine dikkat çekti. Milli ve manevi değerlerimiz ışığında sağlıklı bir toplum için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.