Erzincan’da hasat edilen buğday, geleneksel yöntemlerle işlenerek kışlık un ve bulgur ihtiyacını karşılıyor. Çiftçiler, buğdayı önce derelerde yıkayıp güneşte kurutuyor, ardından elekten geçirerek temizliyor ve değirmenlerde öğütüyorlar. Bu zahmetli süreç, nesilden nesile aktarılan bir gelenek olarak devam ediyor.

GELENEKSEL YÖNTEMLERLE BUĞDAY İŞLENMESİ
Geçimini çiftçilikle sağlayan vatandaşlar, kış aylarına hazırlıklarını sürdürüyor. Hasat edilen buğdayın bir kısmı tohumluk olarak ayrılırken, geri kalanı un ve bulgur haline getiriliyor. Mehmet Aykut gibi çiftçiler, buğdayı rüzgarın da yardımıyla temizleyerek, elekten geçiriyor ve değirmene taşıyorlar.
KİŞİSEL GÖRÜŞLER VE GELENEK
“Rüzgarın yardımıyla buğday arasındaki otlar daha güzel ayıklanıyor. Buğdayımızın belli bir miktarını tohumluk olarak ayırıyoruz. Geri kalan kısmını da değirmene götürüp ihtiyaçlarımızı karşılamak için una dönüştürüyoruz. Kış için hazırlık yapıyoruz. İhtiyaç durumunda da 10-20 teneke kaynatıp bulgur yapıyoruz. Unu da tandır ekmeği yapmak için hazırda bulunduruyoruz,” diyen Mehmet Aykut, buğdayın 2-3 günlük bir işleme sürecinden geçtiğini ve tandır ekmeğinin daha lezzetli ve ekonomik olduğunu belirtiyor. 6 kişilik aileleri için 30 teneke buğdayın yeterli olduğunu, ancak misafirleri olduğunda 50 teneke unun bile yetmediğini ekliyor. Bu geleneksel yöntem, her yıl devam ettiriliyor.

