Gazze'de iki yıldır süren ve 2 milyon insanı açlıkla karşı karşıya bırakan soykırımda İsrail, artan uluslararası baskılara rağmen gazetecileri hedef almayı tercih etti. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun medyayı sorumlu tuttuğu 'propaganda savaşı' ifadesinden saatler sonra, Gazze'deki Şifa Hastanesi yakınlarındaki gazetecilerin kaldığı çadır hedef alındı.
GAZZE'NİN SESİ SUSTURULDU
Saldırıda, El Cezire muhabiri Muhammed Karika, foto muhabirleri İbrahim Zahir ve Muhammed Nevfel, yerel gazeteciler Muhammed Haldi ve Mumin Alyuve ile birlikte, İsrail ordu sözcüsünün daha önce ölümle tehdit ettiği gazeteci Enes Cemal el-Şerif şehit oldu. El-Şerif, 7 Ekim 2023'ten beri soykırımı dünyaya aktarıyordu. 3 Mayıs 2024'te Yeni Şafak'ta yayınlanan haberimizde kendisiyle görüşmüş, zamanla yarıştığını dile getirmişti.
İSRAİL'İN HEDEF ALMA POLİTİKASI
25 Temmuz'da İsrail ordusunun sözcüsü Afihay Adrai tarafından ölümle tehdit edilen El-Şerif için Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi ve El-Cezire, uluslararası güçlerden koruma talep etmişti. Saldırı sonrası İsrail ordusu, gazetecilerin bilerek vurulduğunu kabul etti. Filistinli siyasetçi Edhem Ebu Selmiyye, El-Şerif'in Gazze'den ayrılmayı reddettiğini belirtti. Şifa Hastanesi Müdürü Muhammed Ebu Selmiyye ise İsrail'in büyük bir katliam planladığını ve bu yüzden gazetecileri öldürdüğünü ifade etti. Netanyahu'nun basın açıklaması da bu iddiayı destekliyor. İsrail'in gazetecileri hedef alması yeni değil; Vail Dahduh ve İsmail el-Gul gibi gazeteciler daha önce hedef alınmıştı. Şirin Ebu Akle de 11 Mayıs 2022'de İsrail ordusu tarafından öldürülmüştü.
DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE
El-Cezire muhabirleri ve foto muhabirleri dün Gazze'de defnedildi. Cenazede konuşan gazeteciler, İsrail'in soykırımını dünyaya aktarmaya devam edeceklerini belirtti. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, katliamın planlı olduğunu vurgulayarak uluslararası toplumun sessizliğini eleştirdi. 7 Ekim 2023'ten beri 1500'den fazla medya tesisi imha edildi ve öldürülen gazeteci sayısı 238'e ulaştı. Enes el-Şerif'in yakınları, 11 Ağustos 2025'te Gazze'de 15 aylık oğlu Salah ve 4 yaşındaki kızı Şam'ı taşıyordu.

