Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Adana'da düzenlenen 'Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik Buluşmaları'nda Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tehditleri ve MHP'nin bu konudaki duruşunu değerlendirdi.

TÜRKİYE'YE YÖNELİK TEHDİTLER VE MHP'NİN ROLÜ
Özdemir, Türkiye'nin 21. yüzyılın başından itibaren ciddi tehditlerle yüzleştiğini belirterek, bu tehditlerin boyutunu ve MHP'nin bu süreçteki adımlarını iyi anlaşılması gerektiğini vurguladı. Yeni yüzyılın başında ülkenin yoğun bir terör tehdidiyle karşılaştığını, ardından Irak'ın işgalinin Ortadoğu'da sınırların değiştirilme çabalarına yol açtığını ifade etti. Bu süreçte Türkiye'nin emperyal hesaplara kurban edilmeye çalışıldığını, komşu ülkelerdeki işgallerin planlı ekonomik taarruzlarla desteklendiğini ve devletin gücünün çökertilmesinin hedeflendiğini söyledi. Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki rejimlerin çöküşü, yönetimlerin dış müdahalelerle el değiştirmesi ve iç savaşların yeni sınırlar çizilmesine neden olduğu bir aşamaya geçildiğini belirtti. Bu dönemde yakın coğrafyada yaşanan kanın çoğunlukla Müslümanlara ait olduğunu dile getirdi. Bu şartlar altında ülkeye yönelen tehdit ve tehlikelerin boyut ve derinlik kazanarak arttığını, hesaplaşmanın ilk aşamasının ise 15 Temmuz 2016'da FETÖ eliyle gerçekleştirilen darbe girişimi olduğunu sözlerine ekledi.

15 TEMMUZ VE MİLLİ İRADE
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin çağrılarıyla Türk milletinin 15 Temmuz gecesi demokrasiye sahip çıkmada hayati bir rol oynadığını söyleyen Özdemir, milli iradeye, demokrasiye, bağımsızlığa ve bir arada yaşama ilkesine yönelen bu saldırıya karşı Türk Milletinin yek vücut olduğunu ve Türkiye'ye biçilmeye çalışılan kanlı senaryoyu def etmeyi başardığını belirtti. Darbe girişiminin başladığı ilk dakikalarda Genel Başkanın çağrılarının sadece Milliyetçi Hareket'in tavrını göstermekle kalmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin sahipsiz olmadığını ve teslim alınamayacağını gösterdiğini söyledi. Demokrasinin korunması, siyasi istikrarın tesisi ve yönetimde zafiyet yaşanmaması için yeni bir hükümet sistemine geçilmesinin yine MHP'nin çağrıları, duruşu ve gayretleriyle gerçekleştiğini ifade etti. Cumhur İttifakı'nın kurulmasına da vesile olan bu kazanımlarla Türkiye'nin adeta bir Anka kuşu gibi yükseldiğini, sağlam bir irade göstererek atağa kalktığını belirtti. Ardından ülkeye yönelen tehdit ve tehlikeleri kaynağında kurutmak amacıyla sınır içinde ve ötesinde ortaya konulan gücün, bölgesel bölünme ve parçalanma senaryolarının asla gerçekleşemeyeceğini gösterdiğini söyledi. Sadece bölgesel meselelerde ön alan, oyun bozan ve kendi oyununu kuran bir ülke olmakla kalmayıp, Lider Ülke Türkiye konumuna erişerek küresel bir güç olma yolunda muazzam bir başlangıç yapıldığını dile getirdi. Türkiye güçlendikçe, kendisine yönelen tuzakları bozdukça, tehlikeleri bertaraf ettikçe, asıl hasımlarının da kimler olduğu, kimlerden oluştuğu aradan geçen her gün biraz daha netlik kazandığını ekledi.
İSRAİL'İN ORTADOĞU POLİTİKASI VE TÜRKİYE
Bölgesel gelişmelere de değinen Özdemir, İsrail'in Gazze ve Filistin ile başlayıp Lübnan, Suriye, İran, Yemen ve son olarak Katar'a kadar uzanan saldırganlığını ve sınırlarını genişletme hamlelerini dikkate aldıklarında karşılarındaki tablonun netlik kazandığını belirtti. 'Arzı Mevud' söylemi ve safsatası ile bahse konu olan ülkeleri hedef aldığı deşifre olan ve İsrailli yönetim mekanizmasının da çeşitli vesilelerle açıktan duyurduğu kanlı girişimlerin ana ve nihai hedefinde Türkiye'nin olduğunu söyledi. Bu gerçeğin farkında olduklarını ve İsrail'in böyle devam etmesi halinde mutlak bir hesaplaşmanın yaşanacağı artık tüm taraflar için kaçınılmaz bir gerçeklik haline geldiğini ifade etti. Yıllardan bu yana Ortadoğu ülkelerinin ve Türkiye'nin etnik ve mezhep temelli ayrımcılıkla saldırılara maruz bırakılmasının, bu anlamda faaliyet yürüten terör örgütlerinin desteklenmesinin İsrail'in güçlenmesi, sınırlarını genişletmesi ve bahsettikleri 'Arzı Mevud' safsatasının gerçekleşmesi için olduğunu belirtti. Şimdi bir an için ülkemize yönelen senaryoların gerçekleşmesi halinde bugün nasıl bir ülke ve bölgeyle karşı karşıya kalınacağının düşünülmesi gerektiğini vurguladı. İşte bu senaryoların da sahiplerinin de geçmişte olduğu gibi bugün de tarihin çöplüğüne gömülmeyi başardıklarını söyledi.
PKK'NIN FESHİ VE TERÖRÜZ TÜRKİYE
PKK'nın fesih kararı hakkında da konuşan Özdemir, karşımızda bulunan tehdit ve kaynağı kendisini her yönüyle göstermişken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2024 yılında iç cephenin güçlendirilmesi gerektiğine yönelik çağrısını takiben MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Meclis'te DEM partili milletvekillerinin elini sıkması ve PKK terör örgütünün kurucusu Abdullah Öcalan'a da kurduğu terör örgütünü tamamen feshetme çağrısını yapmasının, Türkiye Cumhuriyeti'ni ilelebet payidar kılma kararlılığının bir yansıması olduğunu belirtti. Gelinen aşamada terör örgütü PKK'nın kongresini toplamasının ardından tüm faaliyetlerini bitirdiğini ve kendisini feshettiğini ilan ettiğini, örgütün elindeki silahların ise güvenlik güçlerine teslim edilmeye başlandığını söyledi. Terörsüz Türkiye'nin ülkeyi daha güçlü, daha büyük, daha zengin, daha huzurlu hale getirme ve dünyanın her yerinde sözü geçen bir konuma ulaştırma ülküsü olduğunu ifade etti. Türkiye'yi küresel ve süper güç ülke yapma hedefinin ilk ve en önemli adımının, bizi kendi içimize hapsederek, enerjimizi, kaynaklarımızı ve yine kendimizi tüketmek üzere kurgulanan habis senaryoları Türk Milleti'nin irade ve kudretiyle yırtıp atması olduğunu söyledi. Bin yıldır vatan tutulan topraklarda sonsuza kadar bağımsız yaşama iradesi olduğunu dile getirdi. Terörsüz Türkiye'nin, tek bir Mehmetçiğin dahi burnunun kanamadan, hiçbir vatandaşın zerre kadar zarar görmeden terörü bitirmek, milli birlik ve beraberliği sağlamlaştırmak olduğunu belirtti. Terörsüz Türkiye'nin, demokrasinin en olgun ve yüksek seviyeye taşınarak, toplumsal ayrışmanın yönetimde kaynaşmayla aşılma hedefi olduğunu söyledi. Terörsüz Türkiye'nin, ezanın dindirilmemesi, bayrağın indirilmemesi ve vatanın böldürülmemesi için sergilenen duruşun zirvesi olduğunu ifade etti. Hiçbir siyasi kaygı güdülmeden, Türkiye'yi çok daha güzel yarınlara ulaştırma arzusu ve istikameti olduğunu belirtti. Daha da önemlisi bu çabaların siyasi bir gündem olmanın ötesinde devlet politikası olduğunu, 'Devlet-i Ebed Müddet' ilkesinin gereği olduğunu söyledi. Terörsüz Türkiye'nin, aziz milletin her bir ferdinin istediği, arzu ettiği, kavuşmayı murat ettiği ve mutlaka gerçekleşecek ideal olduğunu, çünkü samimi, değerli ve gerçekçi bir hedef olduğunu, arkasında da yediden yetmişe Türk Milletinin duaları ve desteği olduğunu vurguladı. Çıktıkları bu kutlu yolda; terörün bitmesini, milletin kucaklaşmasını, huzurun daim olmasını istediklerini belirtti. Millet arasında çıkarılmaya çalışılan fitnelerin nihayete ermesini, ayrışmanın son bulmasını, artık kaynaşmanın hakim olmasını arzu ettiklerini söyledi. Milli değerlerin daha da gelişmesini, Anayasa'nın ilk dört maddesinin de korunmasını istediklerini ifade etti. Türkiye'yi daha da büyütme ve geliştirme inancı taşıdıklarını belirtti. El ele, omuz omuza, hep birlikte olunması ve herkesin eşit olduğu Türkiye inancına sahip olduklarını söyledi. Bu irade, inanç, samimiyet ve tavrı başka yerlere çeken, dün kendileriyle olanların bugün siyasi meczuplar ve yarının siyasi ölüleri olarak haysiyetsizce türlü bühtanlarda bulunduklarını ifade etti. Her birini, ederini, halini, ilişki ağını ve karakterlerini çok iyi bildikleri malum şahıslar ve çevrelerin dün terör devam ederken, PKK terör örgütüne bir gün olsun silahları bırakın demeyenler olduğunu söyledi. HDP ve DEM'e terörle aralarına mesafe koyun demeyenlerin de bunlar olduğunu belirtti. Dahası aynı zihniyetle bir araya gelip, sözde anayasa taslağı hazırlayıp, burada ilk dört maddeyi değiştirme çalışması yapanların da yine aynı meşum, malum kesimler ve isimler olduğunu söyledi. 'İYİ'liği' maskeli, 'Zafer'i ihanetli yüzsüz ve utanmaz olan bu adamların ederini aziz milletin de çok iyi bildiğini ifade etti. Bu ucuz ve kokuşmuş zihniyet sahiplerine inat, çıktıkları yoldan asla sapmayacaklarını, Türkiye'yi ve aziz milleti daha huzurlu, mutlu ve güçlü yarınlara ulaştıracaklarını belirtti. Sözlerini "Biz, milletimiz kucaklaşsın, huzurumuz daim olsun istiyoruz. Türkiye’yi daha güçlü yarınlara taşıyacağız" diyerek tamamlayan Özdemir, toplantıya katılan şehit aileleri, gaziler ve Adanalılara teşekkür etti.

