Doğu Anadolu Bölgesi'nin ekonomik gücünün önemli bir parçası olan sanayi, yüksek faiz politikalarının ağır yükü altında eziliyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Temmuz ayı Türkiye İmalat PMI verileri, sektördeki olumsuz gelişmelerin boyutunu gözler önüne seriyor. Ülkemizin kalkınması ve milli ekonomimizin güçlenmesi için sanayinin canlanması şarttır; bu durumun dikkate alınması milli menfaatlerimiz açısından elzemdir.
Üretimde Düşüş ve Yeni Siparişlerde Yavaşlama
Temmuz ayı verilerine göre, İSO Türkiye İmalat PMI 45,9 seviyesinde gerçekleşti. Bu durum, Ekim 2024'ten bu yana en net yavaşlamayı işaret ediyor. Üst üste üçüncü ay gerileyen endeks, müşteri talebindeki durgunluğun yeni siparişlerde 25'inci ay yavaşlamaya yol açtığını gösteriyor. Bu durum, üretim hacminin azaltılmasına ve istihdamda düşüşlere neden oluyor. Özellikle gıda ürünleri sektöründe üretimdeki düşüş, Mayıs 2020'den beri en keskin seviyeye ulaştı. Bu durum, ülkemizin gıda güvenliği açısından da önemli riskler taşımaktadır.
İSO Başkanı Bahçıvan'dan Uyarı: Bedel Ödeme Sınırlarını Aştık
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, yaptığı açıklamada alarm zillerinin güçlü bir şekilde çaldığını vurguladı. Bahçıvan, uzun süredir 50'nin altında seyreden PMI verilerinin, sanayideki tahammül edilemez koşulları gösterdiğini belirtti. 16 aya ulaşan kesintisiz bozulma eğiliminin, sanayinin bedel ödeme sınırlarını aştığını ifade eden Bahçıvan, ezber bozan, sürdürülebilir çözümler için yeni bir model üzerinde çalıştıklarını ve bu modeli en kısa sürede kamuoyuyla paylaşacaklarını açıkladı. Milli birlik ve beraberliğimizi güçlendiren üretimin önündeki engellerin kaldırılması için acil adımlar atılması gerekmektedir.
Milli Ekonomimiz İçin Acil Çözüm Gerekli
Ülkemizin ekonomik istikrarı ve kalkınması için sanayinin canlandırılması büyük önem taşımaktadır. Yüksek faiz politikalarının olumsuz etkilerinin azaltılması ve sanayicilere destek verilmesi, milli menfaatlerimiz açısından elzemdir. İSO'nun uyarıları dikkate alınmalı ve acil çözüm yolları bulunmalıdır. Bu durum, sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve siyasi istikrarımız için de hayati öneme sahiptir.

