İsrail’in Ynet gazetesi diplomasi muhabiri Ithamar Eichner, 80. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki gelişmeleri analiz etti. Eichner, Fransa ve Suudi Arabistan öncülüğündeki BM konferansının ardından İsrail’in ağır bir diplomatik yenilgi aldığını belirtti.

ULUSLARARASI YALNIZLAŞMA
7 Ekim olaylarının ardından ‘mağdur’ imajı yaratan İsrail, Filistin devletini tanıyan 153 ülke karşısında zorlu bir diplomatik pozisyonda. Analizde, İsrail’in uzun yıllardır engellemeye çalıştığı Filistin devletinin tanınmasında Batı ülkelerinin öncülük ettiği vurgulandı. Fransa, İngiltere, Kanada, Avustralya, İspanya ve bazı AB ülkelerinin adımları, İsrail’i uluslararası arenada daha da yalnızlaştırdı.
NETANYAHU'NUN POLİTİKALARI ELEŞTİRİLDİ
Analizde, Suudi Arabistan’ın da bu süreçte belirleyici rolü olduğu, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin İsrail’i bölgenin dışında bırakmak için birleştiği ifade edildi. Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin BM konuşmasında İsrail’in Doha saldırılarını ‘devlet terörü’ olarak nitelemesi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Filistin Devleti’nin kurulmasını ve barışı engellemekle suçlaması da dikkat çekti. Eichner, yaşananların kısmen Netanyahu hükümetinin hatalarından kaynaklandığını, İsrail’in uzun vadeli strateji geliştirememesi ve alternatif vizyon sunamamasının yabancı aktörlerin sürece yön vermesine neden olduğunu belirtti. Hükümetin bu durumu bir ‘sarı kart’ olarak görmesi ve farklı bir diplomasi anlayışı geliştirmesi gerektiği önerildi.
GAZZE SAVAŞININ ÖNEMİ
Filistin Devleti’nin tanınmasının sahada anında bir değişiklik yaratmayacağı ancak İsrail’in imajına ve itibarına ciddi zarar verdiği belirtildi. Batılı ülkelerin öncülük ettiği bu sürecin, İsrail’in diplomatik tecridini derinleştirdiği ve ekonomik boykotlar, protestolar ve kültürel izolasyonla sonuçlanabileceği ifade edildi. Gazze’deki savaşın ABD desteğiyle hızlı ve etkili biçimde sonlandırılmasının, bu tecridin etkilerini hafifletmede kritik olacağı vurgulandı.

