Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yürütülen KAAN Projesi kapsamında, savaş uçağının geliştirme ve ilk blok üretiminde kullanılacak ithal motorların temin süreci ile yerli motor geliştirme çalışmaları hakkında önemli açıklamalar yapıldı.
MOTOR TEKNOLOJİLERİNDE TAM BAĞIMSIZLIK
SSB'nin temel hedefinin, savunma sanayiinde tam bağımsızlığı sağlamak ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarını yerli ve milli çözümlerle karşılamak olduğu belirtildi. Bu doğrultuda, açık ve kapalı tüm kısıtlamaların takip edildiği, savunma sanayiinde uluslararası alanda yaşanabilecek her türlü sınırlamanın dikkatle değerlendirildiği ve Türkiye'nin çıkarlarını korumak için tüm imkanların seferber edildiği ifade edildi. Temel ilkenin, kahraman ordunun ihtiyaçlarını geciktirmeden karşılamak ve savunma projelerini kararlılıkla hayata geçirmek olduğu vurgulandı. Hiçbir zaman tek bir kaynağa bağlı kalınmadan, alternatif tedarik ve geliştirme seçeneklerinin eş zamanlı olarak planlandığı ve uygulandığı, böylelikle hem teknolojik bağımsızlığın güçlendirildiği hem de teslimat sürekliliğinin güvence altına alındığı kaydedildi. Bu süreçte özellikle motor teknolojileri alanında atılan adımların, Türkiye'nin stratejik gücünü ve özgüvenini daha da pekiştirdiği belirtildi.
YERLİ MOTOR GELİŞTİRME ÇALIŞMALARINDA SON DURUM
Askeri motor teknolojileri konusunda SSB liderliğinde yürütülen projelerde gelinen güncel duruma ilişkin detaylar paylaşıldı. Kara araçlarında Vuran ve Kirpi araçları için TUNA motorunun askerlerin kullanımına sunulduğu, tank taşıyıcı ve lojistik araçları için geliştirilen AZRA Gen-2 test faaliyetlerinin başarıyla devam ettiği bildirildi. Yeni nesil paletli araçlarda görev yapacak UTKU motoru ve ALTAY tankı için geliştirilen BATU motorunun geliştirme ve test faaliyetlerinin tamamlandığı, hem UTKU hem BATU'nun transmisyon test çalışmalarının da başarıyla sürdürüldüğü kaydedildi. İnsansız hava araçlarında TB3'e güç veren PD200 motorunun envantere girdiği, ANKA ve AKSUNGUR'a entegre edilen PD170 motoru ile test faaliyetlerinin devam etmekte olduğu ve Kargı İHA için PG50 motoru ile bağımsız kabiliyetler elde edildiği belirtildi. Helikopterlerde GÖKBEY helikopterinin kalbinde yer alan milli TS1400 turboşaft motorunun sertifikasyon testlerinin devam ettiği ve seri üretim çalışmalarının da başarıyla yürütüldüğü ifade edildi. Füze ve mühimmatlarda ATMACA ve SOM için KTJ3200, ÇAKIR için KTJ1750, KARA ATMACA için KTJ3700 jet motorlarının geliştirildiği ve başarıyla kullanıldığı, ilaveten yeni nesil füze motorları geliştirme çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Deniz platformlarında Marlin SİDA için LEVEND motoru, ULAQ SİDA için Marin X7 entegrasyonlarının yapıldığı ve MİLGEM gemileri için MAVİ BATU bağımsız çözümünün hayata geçirilmesi için test faaliyetlerinin tamamlandığı kaydedildi. Jet motorları ve ileri aşama çalışmalarında ANKA-III için geliştirilen TF6000 turbofan motorunun başarıyla çalıştırıldığı, KIZILELMA için TF10000 geliştirme çalışmalarının devam ettiği ve KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetlerinin başarıyla devam ettiği belirtildi. Türkiye'nin, motor teknolojilerinde oluşturduğu bu geniş yelpazeyle kara, hava, deniz ve füze sistemlerinde ihtiyaç duyulan kritik kabiliyetleri artık yerli ve milli imkanlarla karşılamaya başladığı vurgulandı.
KAAN PROJESİNDE SERİ ÜRETİM VE MOTOR TEDARİKİ
Milli Muharip Uçağımız KAAN'ın motor çalışmalarında da aynı anlayışla ilerlendiği belirtildi. KAAN seri üretiminin yabancı değil, yerli motor üzerinden planlandığı kaydedildi. KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetlerinin başarıyla devam ettiği ifade edildi. Savunma sanayiinde süreçların daima mevcut motorlarla başlanıp ardından milli motor projelerinin devreye alındığı, KAAN'ın da blok yaklaşımıyla üretildiği, yani farklı aşamalarda, farklı kabiliyetlerle güçlenen versiyonlarının envantere kazandırılarak, kademeli olarak geliştirildiği belirtildi. Bu kapsamda KAAN savaş uçağının teslimat takviminde bir gecikme bulunmadığı ifade edildi. Seri üretimi riske atmamak için yalnızca tek bir kaynağa bağlı kalınmadığı, farklı tedarik kanallarıyla çalışıldığı, alternatiflerin eş zamanlı olarak değerlendirildiği, böylece hem takvimin güvence altına alındığı hem de milli motor geliştirme yol haritasının kesintisiz ilerletildiği vurgulandı. KAAN'ın geleceğinin hiçbir şekilde tek bir ülkenin motoruna bağlı olmadığı, mühendislere güvenildiği ve TF35000'in seri imalat sürecinin planlandığı şekilde devam ettiği belirtildi. Türkiye'nin, motor teknolojilerinde kara, hava, deniz ve füze sistemlerinin tümünde ihtiyaç duyulan kritik kabiliyetleri yerli ve milli imkanlarla karşılayabilecek seviyeye ulaştığı ifade edildi. Gaz Türbinli Motor Yol Haritası doğrultusunda jet motorlarında da bağımsızlığın yakalanacağı adımların kararlılıkla sürdürüldüğü belirtildi. Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu, iradesi, kararlı duruşu, destekleri ve güveniyle son 20 yılda savunma sanayiinde elde ettiği büyük kazanımları daha da ileriye taşıyacak vizyona, iradeye ve kabiliyete sahip olduğu vurgulandı. Mühendisler, araştırmacılar ve sanayicilerle birlikte her zaman daha iyisinin hedeflendiği ve "tam bağımsız savunma" ideali doğrultusunda milletin güvenliği için durmaksızın üretmeye devam edildiği ifade edildi. KAAN prototip uçaklar için gerekli tüm motorların tedarik edilerek Türkiye'ye teslimatlarının tamamlandığı ve prototip uçakların üretiminin son hızla devam ettiği bildirildi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilecek ilk blok belli sayıda KAAN seri uçaklar için ihtiyaç duyulacak motor tedarikine ilişkin ABD'ye resmi başvuru sürecinin tamamlandığı, Kaan uçağının 6'ncı nesil üst düzey yetenekler kazanması için ihtiyaç duyulan yerli motorun geliştirme faaliyetlerinin planlandığı takvimle devam ettiği ve bu aşamada yabancı farklı bir alternatif arayışının söz konusu olmadığı belirtildi. İhtiyaç olması durumunda ilk blok için motor değişikliği yapılması imkan dahilinde olmakla birlikte, bu durumdan kaynaklanacak bazı mühendislik geliştirme ihtiyaçlarının ortaya çıkması mümkün olmakla birlikte, uçak tasarım ve geliştirme faaliyetlerinin, tüm dünyada da olduğu üzere, sürekli bir iterasyon ve değişiklik yönetimi ihtiyacını bünyesinde barındırdığı ifade edildi. Böyle bir durumda önemli bir takvimsel dezavantaj yaşanmayacağı, zira projelerin Çevik Sistem Mühendisliği yaklaşımıyla yönetildiği belirtildi. Ancak nihai seri üretim uçaklarının yerli motorla uçacağı vurgulandı. KAAN'a yönelik yerli motor geliştirme projesinin başlangıcında bir gecikme yaşandığı eleştirilerine karşılık, ilk ele alınan konunun bu olduğu, şimdi sorumluluklar ve takvimin net olduğu, sorumluluk alan tüm şirketlerin vazifelerini zamanında yerine getirdiği ve SSB Motor Daire Başkanlığı'nın da yakından takip ettiği belirtildi. Geçtiğimiz 2 yılda çok önemli yol katedildiği, ANKA-III için geliştirilen TF6000 turbofan motorunun başarıyla ilk çalıştırılmasının yapıldığı, KIZILELMA için TF10000 geliştirme çalışmalarının devam ettiği ve nihayetinde KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiği dikkate alındığında, motor alanında azımsanmayacak bir yol alındığı ve geleceğe güvenle bakılabileceği ifade edildi. Endonezya'ya ihraç edilmesi planlanan 48 adet beşinci nesil KAAN savaş uçağının, ABD menşeli motorlarla değil, milli motorlarla güçlendirileceği vurgulandı. Son olarak, bu kutlu davada mühendislere güvenildiği, yerli ve milli imkanlarla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği ve desteğiyle KAAN'ı ve yerli motorunu ülkeye kazandırmak için var güçle çalışıldığı belirtildi.

