ÇEVRE
Yayınlanma : 23 Ağustos 2025 12:16

Kuraklık riski taşıyan göller için acil eylem planı

Kuraklık riski taşıyan göller için acil eylem planı
Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki göllerdeki kuraklık riski üzerine Ulusal Su Kurulu, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için acil eylem planı hazırlanmasına karar verdi.

Türkiye'nin farklı bölgelerindeki göllerde su seviyesi düşüşü, su kalitesi bozulması, sazlık alan kayıpları ve canlı türlerindeki azalma endişe yaratıyor. Ulusal Su Kurulu'nun aldığı kararla, kritik durumdaki göllere yönelik acil eylem planları hazırlanacak.

ACİL EYLEM PLANI DETAYLARI

Tarım ve Orman Bakanlığı, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca göllerini önceliklendirdi. Hazırlanan planda; sulama sistemlerinin modernizasyonu, yeraltı sularının kontrolü, havzalar arası su transferi, içme-kullanma suyu şebekelerindeki kayıpların azaltılması, kullanılmış suların yeniden değerlendirilmesi ve su verimliliği projeleri yer alıyor.

BEYŞEHİR GÖLÜ KRİTİK EŞİKTE

Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ayas, Beyşehir Gölü'nün Orta Anadolu'nun en büyük tatlı su kaynağı olduğunu belirterek, gölün kurumasının balıklar, kuşlar, sazlıklar ve genetik çeşitliliğin kaybına yol açacağını, bunun sadece biyolojik çeşitliliği değil, göç yollarını ve bölge ekonomisini de olumsuz etkileyeceğini söyledi. Aşırı yeraltı suyu çekimlerinin önlenmesi gerektiğini, modern sulama sistemlerinin büyük tasarruf sağlayacağını vurgulayan Ayas, 'Bu artık bir tercih değil, zorunluluk' dedi. Atık suyun yeniden kullanımı ve su verimliliği projelerinin uzun vadeli kazanımlar yaratacağını da sözlerine ekledi. Havzalar arası su transferinin ekolojik riskler taşıdığını, ancak çok boyutlu değerlendirme ile yapılması gerektiğini ifade etti. Eylem planının doğru bir başlangıç olduğunu, ancak ekosistemlerin eski sağlığına kavuşmasının uzun zaman alabileceğini belirten Ayas, ekolojik restorasyonların finansman, yerel yönetimlerin kararlılığı ve toplumun sahiplenmesine bağlı olduğunu, en büyük riskin ise kontrolsüz su kullanımı olduğunu vurguladı. Kontrolsüz su kullanımı önlenmezse, göllerin geleceğinin güvence altına alınamayacağını belirtti.