Mali baskıların, artan faiz giderlerinin, demografik değişimlerin getirdiği sağlık hizmetleri maliyetlerindeki yükselişin, savunma harcamalarındaki artışın ve doğal afetler ile iklim değişikliğinin ekonomik kayıplarının artmasıyla küresel mali durum daha da şiddetleniyor. Bu faktörler, gelişmiş piyasalarda uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin artmasına neden oluyor.
YÜKSELEN BORÇ YÜKÜ
Artan popülizm eğilimleri ve sık kabine değişiklikleri ile hükümet değişimleri, bu ülkelerde politika yapıcıların son yıllarda artan kamu borcunu kontrol altına almak için gerekli zorlu kararları almasını güçleştiriyor. 2008 finansal krizi, avro krizi, Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi dönemlerde tercih edilen çözümün sürekli yeni borçlanma olması dikkat çekiyor. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) blog sitesinde yayımlanan analize göre, küresel kamu borcunun Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya oranının bu yıl yüzde 95,1'e çıkması bekleniyor. IMF'nin olumsuz senaryosuna göre, küresel kamu borcu 2027'ye kadar yaklaşık yüzde 117'ye ulaşarak İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek seviyeye çıkabilir. Fransa, İngiltere ve ABD gibi büyük ekonomiler, küresel kamu borcundaki artışın başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.
BORÇ YÜKLERİ ARTIYOR
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD) Küresel Borç Raporu'na göre, 2023'te 14 trilyon dolar olan devlet tahvil ihraçları, 2024'te 16 trilyon dolara ulaştı ve bu yıl 17 trilyon dolara çıkarak rekor kırması öngörülüyor. Gelişmekte olan ülkelerde de piyasadan borçlanma seviyesi keskin bir artış göstererek, 2007'de bir trilyon dolar olan tahvil ihracı 2024'te 3 trilyon doların üzerine çıktı. Mevcut borç seviyesi ise 2007'deki 4 trilyon dolardan 2024'te 12 trilyon dolara yükseldi. Uluslararası Finans Enstitüsü'nün (IIF) raporuna göre, yılın ikinci çeyreği sonunda küresel borç 337,7 trilyon dolara ulaştı. Yılın ilk yarısında borç 21 trilyon dolardan fazla arttı. Çin, Fransa, ABD, Almanya, İngiltere ve Japonya, borç seviyelerinde dolar cinsinden en büyük artışları kaydetti. Gelişmiş ekonomilerin toplam borcu 228,2 trilyon dolar iken, gelişmekte olan ülkelerde toplam borç 109,5 trilyon dolara ulaştı.
ÜLKELERE GÖRE BORÇ DURUMU
Fransa'da siyasi krizler, borç konusunda yatırımcıları endişelendiren en üst sıradaki ülke konumunda. Ülkenin kamu borcu GSYH'nin yüzde 113,9'una denk gelirken, IMF bu oranın 2030'a kadar yüzde 128'in üzerine çıkacağını öngörüyor. İtalya, Avro Bölgesi'nde en yüksek kamu borcuna sahip ülkelerden biri olarak öne çıkıyor ve borcu GSYH'nin yaklaşık yüzde 140'ı seviyesinde. İngiltere'nin kamu borcu GSYH'nin neredeyse yüzde 100'üne ulaşırken, faiz yükü kamu harcamalarının yüzde 8,3'ünü oluşturuyor. ABD'nin borç yükü yaklaşık 37 trilyon doları aşarken, faiz ödemeleri yıllık bazda 1 trilyon doların üzerinde. Japonya'nın kamu borcu GSYH'nin yüzde 235'ine ulaşmış durumda. Almanya, gelişmiş ekonomiler içinde en düşük borç/GSYH oranına sahip ülke olmasına rağmen, altyapı, askeri güçlenme ve sosyal programlar bütçe açıklarını artırıyor. AB'de kamu borcunun GSYH'ye oranı 2025'in ilk çeyreğinde yüzde 81,8'e çıkarken, Birliğin borçlarının geri ödenmesi için tartışmalar sürüyor.

