EKONOMİ
Yayınlanma : 29 Eylül 2025 11:28
Düzenleme : 29 Eylül 2025 11:28

Küresel Merkez Bankaları Gözünü Faize Dikti: ABD Gümrük Vergileri Belirsizliği Sürüyor

Küresel Merkez Bankaları Gözünü Faize Dikti: ABD Gümrük Vergileri Belirsizliği Sürüyor
Küresel ekonomide ABD'nin gümrük tarifeleri kaynaklı belirsizlikler, merkez bankalarının para politikası kararlarını etkiliyor. Ekim ayında Fed, ECB, BoJ ve TCMB gibi önemli merkez bankalarının faiz kararları piyasalar tarafından yakından takip edilecek.

Küresel ekonomide, ABD'nin uyguladığı gümrük tarifelerinin kısa ve uzun vadeli etkilerine dair süregelen belirsizlikler, merkez bankalarının para politikası kararlarında temkinli bir yaklaşım sergilemesine neden oluyor.

FED'İN FAİZ KARARI PİYASALARIN ODAĞINDA

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD'de tarifelerden kaynaklanan fiyat artışlarının kalıcı olabileceği ve enflasyonist baskıları güçlendirebileceği endişeleri, başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere diğer büyük ekonomilerin merkez bankalarının alacağı kararlar üzerinde belirleyici bir rol oynuyor. Bu durum, yılın son çeyreğinde merkez bankalarını yoğun bir mesaiye yönlendiriyor. Ekim ayında, Fed'in yanı sıra Avrupa Merkez Bankası (ECB), Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve Yeni Zelanda Merkez Bankası'nın para politikası kararları yakından takip edilecek. Yurt içinde de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası kararları piyasaların gündeminde yer alacak. ABD yönetiminin korumacı ticaret politikalarıyla tetiklenen fiyat artışları, Fed'in enflasyonla mücadelesini zorlaştırıyor. Aynı zamanda, istihdam piyasasındaki beklenenin üzerinde soğumaya işaret eden veriler de Fed'in karar alma sürecini karmaşıklaştırıyor. Eylül ayında beklentiler doğrultusunda politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 4-4,25 aralığına çeken Fed, yılın ilk faiz indirimini gerçekleştirmişti. Fed Başkanı Jerome Powell, istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin artmasıyla risk dengesinin değiştiğini ve daha nötr bir politika duruşuna doğru adım atmanın uygun olduğuna karar verdiklerini belirtmişti. Powell ayrıca, 50 baz puanlık bir indirim için toplantıda yaygın bir destek olmadığını ve iş gücü piyasasının daha fazla zayıflamasını istemediklerini ifade etmişti. Ay boyunca Fed yetkililerinden gelen açıklamalar, faiz indirim sürecine ilişkin karışık sinyaller verdi. İstihdam piyasasındaki soğumayı daha riskli bulan yetkililer faiz indirimlerini desteklerken, tarifeler kaynaklı enflasyon risklerini daha tehlikeli bulan bazı yetkililer ise şahin mesajlar verdi. Özellikle ekim ayında açıklanacak istihdam ve enflasyon verileri, 29 Ekim'deki para politikası kararlarında belirleyici olacak. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in ekim ayında 25 baz puan faiz indirimi yapacağı ve yıl sonuna kadar toplamda 25'er baz puanlık iki indirim daha yapılacağı öngörülüyor. Ancak analistler, istihdama ilişkin risklerin azalması durumunda Fed'in yıl sonuna kadar tek faiz indirimi yapabileceğini veya ekim veya aralık aylarında pas geçebileceğini belirtiyor. Diğer önemli merkez bankalarının kararları da küresel piyasalar için kritik önem taşıyor. Japonya'da BoJ'un ekim ayında politika faizini sabit tutması beklenirken, yıl sonuna kadar 25 baz puanlık bir faiz artırımına gidebileceği tahmin ediliyor. Güney Kore Merkez Bankası'nın para politikası kararı 23 Ekim'de açıklanacak. Ağustosta politika faizini yüzde 2,50 seviyesinde sabit bırakan bankanın, enflasyonun istikrarlı seyretmesi ve büyüme görünümündeki belirsizlikler nedeniyle para politikasında ayarlama yapma alanı bulunuyor. Yeni Zelanda'da RBNZ'nin 8 Ekim'deki kararında 25 baz puan indirime gitmesi bekleniyor. Avrupa'da ise ECB'nin 30 Ekim'deki para politikası kararında 3 temel politika faizini değiştirmemesi öngörülüyor. Yurt içinde ise TCMB'nin 23 Ekim'deki faiz kararı ve politika metni, yurt içi piyasaların yönünü belirleyecek. Analistler, açıklanacak enflasyon verilerinin ekonomi çevrelerinin odağında olduğunu belirtiyor.