Türkiye ekonomisi, Merkez Bankası'nın Eylül ayında açıklayacağı faiz kararını yakından takip ediyor. Küresel piyasalardaki dalgalanmalar, enflasyon verileri ve döviz kurlarındaki hareketlilik, yatırımcıların dikkatini bu karara yoğunlaştırdı. Özellikle son aylarda enflasyonun seyri, Merkez Bankası'nın politika faizine yönelik olası adımlar konusunda beklentileri artırıyor.

EYLÜL AYI FAİZ KARARI
Bu yıl 7'nci kez toplanacak olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 11 Eylül 2025 Perşembe günü kritik faiz kararını açıklayacak. Kurul, son toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 300 baz puan düşürerek yüzde 43'e indirmişti. Yatırımcılar, TCMB'nin faiz indirimi konusunda atacağı adımı merakla bekliyor, bir yandan da yatırımcılarını güvenli limanlarda bekletiyor.
FAİZ İNDİRİMİ İHTİMALİ
Ekonomistler, Eylül ayında açıklanacak faiz kararının piyasa aktörleri ve bireysel yatırımcılar için büyük önem taşıdığını vurguluyor. Faiz indirimi ihtimali, mevduat ve kredi faizlerini doğrudan etkileyebileceği gibi, borsada ve döviz piyasasında da sert hareketlere neden olabilir. Olası bir sabit bırakma veya artırma kararı da yatırımcıların portföy tercihlerinde belirleyici olacak. Piyasalarda en çok konuşulan senaryo, Merkez Bankası'nın enflasyon verilerini dikkate alarak temkinli bir adım atacağı yönünde. Analistlerin bir bölümü enflasyondaki seyir nedeniyle Eylül ayında faiz indiriminin zor olduğunu savunurken, bazı uzmanlar ise ekonomik büyümeyi desteklemek için kademeli bir indirimin mümkün olabileceğini belirtiyor. Merkez Bankası, 12 Eylül'de de temmuz ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerini açıklayacak. Türkiye'nin cari işlemler hesabı haziranda 2 milyar 6 milyon dolar açık, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 2 milyar 579 milyon dolar fazla vermişti.

