33 yıllık bir dönemin sona erdiğini müjdeleyen bir gelişme yaşandı: ABD, Rusya ve Fransa liderliğindeki Minsk Süreci, Kafkasya'da artık tarihe karıştı. ntv.com.tr yazarı Serkan Demirtaş'ın değerlendirmesine göre, son bir ayda Güney Kafkasya'da yaşananlar, bölgede işbirliğine ve barışa yönelik yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Bu değişimin en önemli göstergesi ise 1992'de başlayan Karabağ sorununu çözmek için kurulan AGİT Minsk Süreci'nin 1 Eylül 2025'te sona erdirilmesi oldu.
AGİT'TEN RESMİ AÇIKLAMA
AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu ve AGİT dönem başkanı Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, sürecin sona erdiğini duyurdu. Açıklamada, Ermenistan ve Azerbaycan'ın ortak çağrısı ve AGİT Bakanlar Konseyi kararıyla Minsk süreci ve bağlantılı yapıların lağvedildiği belirtildi. Sinirlioğlu, bu gelişmeyi “tarihi” olarak nitelendirerek, diplomasinin uzun süreli çatışmalarda bile başarabileceklerine dikkat çekti. 'Taraflar arasında ortak bir zemin bulma konusunda ortak bir kararlılık olduğunda anlaşmanın mümkün olduğunu göstermektedir,' diye belirtti.
BEYAZ SARAY ZİRVESİ'NİN ROLÜ
Azerbaycan ve Ermenistan, bu önemli kararı 8 Ağustos'ta ABD Başkanı Donald Trump liderliğinde yapılan zirvenin ardından attı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Trump'ın arabuluculuğunda Karabağ savaşı sonrası kalıcı barış anlaşması için önemli bir adım attı. İmzalanan niyet deklarasyonu, AGİT Minsk Süreci'nin sonlandırılması konusunda da tarafların görüş birliğine vardığını gösterdi. Bakü ve Erivan'ın AGİT'e ortak başvurusu sonucu, 57 ülkeden oluşan AGİT Bakanlar Konseyi oybirliğiyle sürecin sonlandırılmasına karar verdi. Bu karar ile birlikte 1994'te kurulan Minsk Grubu da dağıtıldı. Minsk Grubu'nun eş başkanlığını ABD, Rusya Federasyonu ve Fransa yapıyordu. Diğer üyeler ise Belarus, Almanya, İtalya, İsveç, Finlandiya, Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan'dı. Grubun temel görevi, çatışmaların sonlandırılması ve siyasi çözüm için uygun bir çerçeve oluşturmaktı. Ancak, eş başkan ülkelerin farklı jeopolitik değerlendirmeleri ve siyasi bağlantıları, sorunun çözümünden ziyade Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgalinin devamına neden oldu. Özellikle Azerbaycan, 2000'li yılların ortalarından itibaren Minsk Grubu'na olan güvensizliğini dile getirirken, Fransa'nın Ermenistan'ı desteklemesi grubun tamamen işlevsizleşmesine yol açtı. 2020'de başlayan savaşın ardından Azerbaycan, Karabağ'daki topraklarının kontrolünü yeniden ele geçirdi ve iki taraf sınırların belirlenmesi ve kalıcı barış anlaşması için görüşmelere başladı.
TÜRKİYE'NİN OLUMLU DEĞERLENDİRMESİ
Minsk Süreci'nin sonlandırılması Türkiye tarafından da olumlu karşılandı. Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, Azerbaycan ve Ermenistan'ın ortak çabalarıyla mümkün olan bu tarihi kararın, iki ülke arasındaki barış sürecinin önemli bir aşaması olduğu belirtildi. Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci de göz önünde bulundurularak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şangay İşbirliği Örgütü zirvesi kapsamında Çin'de Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüşerek süreci değerlendirdi. Erdoğan, Beyaz Saray buluşmasının ardından Güney Kafkasya'da barış ve istikrar sürecinin hız kazandığını belirterek, Aliyev ve Paşinyan'ın aynı istikamette olduklarını ve Zengezur Koridoru meselesinde de bir sorun olmadığını ifade etti.

