Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) düzenlenen Orta Doğu'daki Durum konferansında, BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, Suriye'deki son gelişmeleri değerlendirdi. Pedersen, 19 Temmuz'da Süveyda kentinde varılan ateşkesin ardından şiddette büyük ölçüde azalma olduğunu, ancak yeni bir çatışma tehdidinin her zaman mevcut olduğunu vurguladı. Suriye'nin egemenliğini, birliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tehdit eden siyasi merkezkaç güçlere de dikkat çekti.
ATEŞKESİN KIRILGANLIĞI
Süveyda sınırlarında hala tehlikeli düşmanlıkların görüldüğünü belirten Pedersen, daha somut ve bağlayıcı önlemler alınmadığı takdirde ateşkesin kırılgan kalma riski taşıdığı konusunda uyardı. İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarında azalma olduğunu, ancak güneybatı Suriye'deki kara operasyonlarının devam ettiğini kaydeden Pedersen, bu tür eylemlerin kabul edilemez olduğunu ve Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne tam saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
HALEP'TE ENDİŞE VERİCİ GELİŞMELER
Suriye'nin kuzeydoğusundaki gelişmelere de değinen Pedersen, Halep vilayetinde geçici güvenlik güçleri ile SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG arasında endişe verici şiddet artışları yaşandığını belirtti. Pedersen, taraflara 10 Mart anlaşmasında mutabık kalınan hedefler doğrultusunda acil ve somut ilerleme sağlanması için görüşme yapmaları çağrısında bulundu. BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher ise, Suriye genelinde 16 milyon Suriyelinin hala insani desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Süveyda'da ateşkese rağmen yer yer çatışmaların sürdüğünü ve 185 binden fazla insanın yerinden edildiğini belirtti. Fletcher, acil gıda, sağlık, barınma ve diğer temel ihtiyaçların karşılanması gerektiğini vurguladı.

