GÜNDEM
Yayınlanma : 04 Ağustos 2025 12:23

Prof. Dr. Yusuf Demir Uyardı: 2025 Tarım Açısından Felaket Yılı Olacak

Prof. Dr. Yusuf Demir Uyardı: 2025 Tarım Açısından Felaket Yılı Olacak
Prof. Dr. Yusuf Demir, küresel iklim değişikliği nedeniyle 2025 yılını tarım açısından felaket yılı olarak nitelendirdi. Kuraklık, don, dolu ve fırtına gibi aşırı hava olayları nedeniyle Türkiye'de tarımsal üretimde büyük kayıplar yaşanıyor.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. 2025 yılını, tarım açısından felaket bir yıl olarak nitelendiren Demir, yaşanan kuraklık, zirai don, dolu ve fırtına gibi aşırı hava olaylarının ürün miktarını ve kalitesini ciddi oranda düşürdüğünü vurguladı.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN TARIMA ETKİLERİ

Türkiye ve dünyanın birçok bölgesinde tarımın 2025 yılında felaketlerle karşı karşıya kalacağını belirten Prof. Dr. Demir, “Yılın ilk 6 ayında tarım alanları kuraklık, zirai don, dolu, fırtına ve aşırı yağış gibi felaketlerin etkisi altında kaldı. Ülkemizde ilk ve en etkili süreç kuşkusuz ki 9-13 Nisan tarihlerinde yaşanan zirai dondur. Bu yılın ilk 6 aylık döneminde, kuraklık, 3 defa zirai don, dolu yağışı, fırtına ve daha birçok doğal afetle karşı karşıya kalan tarım ürünlerinde büyük zarar oluşmuştur. Ülkemizde ilk olarak 21-25 Şubat tarihlerinde Adana, Mersin ve Hatay’da etkili olan zirai dondan sert çekirdekli meyveler, patates, marul, limon, portakal, sera ürünleri, buğday, arpa, mısır olmak üzere çok ürün zarar görmüştür. İkinci olarak 21-22 Mart’ta Ege Bölgesi’nde yaşanan zirai dondan üzüm bağları, erkenci çeşit meyveler ciddi zarar görmüştür. Asıl büyük felaket 9-13 Nisan tarihlerinde yaşanan zirai don ile gerçekleşmiş, yaklaşık 65 ilde etkili olan bu zirai don felaketinden meyveler başta olmak üzere ekili, dikili birçok ürün zarar görmüştür. Zirai dondan en çok zarar gören meyvelerin başında, armut, ayva, badem, ceviz, elma, erik, fındık, kayısı, kiraz, limon, mandalina, nektarin, portakal, şeftali, üzüm ve fıstık gelmektedir” dedi.

TARIMSAL ÜRETİMDEKİ KAYIPLARA DAİR RAKAMLARI

Malatya’da kayısıda yüzde 90 hatta yüzde 100 zarar gören yerler olduğunu belirten Demir, fındıkta 450 rakımın üstü yerlerde zararın yüzde 50 olduğunu ve rakım yükseldikçe zararın da büyüdüğünü söyledi. Türkiye’nin dünyada üretimde ve ihracatta lider konumda olduğu sultaniye kuru üzümünde zararın yüzde 70-80 seviyelerinde olduğunu, Niğde ve Karaman’da elmada zararın en az yüzde 70, Isparta’da ise yüzde 50 seviyesinde olduğunu tahmin ettiklerini açıkladı. Şubat, mart ve nisan aylarında görülen don, mayıs ayında birçok ili etkileyen dolu yağışı ve aylardır süren kuraklık afeti ülkemizde tarımsal üretimi önemli ölçüde etkilemiş ve etkilemeye devam etmektedir. Ülkemizde kış yağışları mevsim normallerinin yüzde 32, geçen yılki kış yağışlarının ise yüzde 27 altında meydana gelmiştir. Yağış azlığının yanı sıra kış aylarında sıcaklıklar da mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşmiştir. 2025 yılı ocak ayı son 55 yılın en sıcak 3’üncü ocak ayı olmuştur. Kış aylarının kurak ve sıcak geçmesi sebebiyle ilkbahar yağışları kritik hale gelmiş, ancak ilkbahar yağışları da ülkemizin pek çok bölgesinde istenilen seviyede gerçekleşmemiş ve tahıllarda verim kayıpları meydana gelmiştir. Yaz aylarını yaşadığımız dönemde maalesef yağışlar oldukça yetersiz düşmekte, son yılların en sıcak günlerini yaşamaktayız. Bu süreç sonucunda ülkemizin tahıl depolarından biri olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde buğday, arpa ve mercimekte yaklaşık yüzde 80’e yaklaşan verim kayıpları görülmektedir. Belli bölgelerimizde çiftçiler üretilen ürünün maliyetleri kurtarmaması nedeniyle tarlasına biçerdöver sokamamıştır. Konya’da yapılan arpa hasadında dekara verim 250-300 kilogram arasında beklenirken 50 ila 150 kg arasında değiştiği görülmüştür. İç Anadolu’da üretilen ve hasadı başlanan tahıl üretiminde önemli düzeyde verim kayıplarının olduğu gözlenmektedir.