Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Milli Muharip Uçak KAAN projesi ve yerli motor geliştirme çalışmalarının planlandığı gibi ilerlediğini bildirdi. Görgün, "Bizim nihai seri üretim uçaklarımız yerli motorla uçacak" açıklamasında bulundu.
YERLİ VE MİLLİ ÇÖZÜMLER VURGUSU
Açık veya örtülü ambargolara karşı yerli ve milli çözümlere öncelik verdiklerini belirten Görgün, savunma sanayiinde uluslararası alanda yaşanabilecek her türlü kısıtlamayı dikkatle değerlendirdiklerini ve ülkenin çıkarlarını korumak için tüm imkanları seferber ettiklerini ifade etti. Motor teknolojileri alanında atılan adımların, Türkiye'nin stratejik gücünü ve özgüvenini pekiştirdiğini vurgulayan Görgün, bugüne kadar "yapamazsınız" denilen tüm platformların birer birer envantere kazandırıldığını ve hava, kara, helikopter, insansız sistemler ve füzelerin millî motorlarla donatıldığını belirtti.
ASKERİ PROJELERDE SON DURUM VE GELECEK PLANLARI
Görgün, askeri motor teknolojileri alanındaki güncel gelişmeleri de paylaştı. Kara araçlarında TUNA motorunun kullanıma sunulduğunu, AZRA Gen-2 testlerinin sürdüğünü, UTKU ve BATU motorlarının geliştirme ve testlerinin tamamlandığını kaydetti. İnsansız hava araçlarında PD200, PD170 ve PG50 motorlarının envantere girdiğini veya testlerinin devam ettiğini aktardı. Helikopterlerde GÖKBEY'in milli TS1400 turboşaft motorunun sertifikasyon testlerinin sürdüğünü, füze ve mühimmatlarda ATMACA, SOM, ÇAKIR ve KARA ATMACA için jet motorlarının geliştirilip başarıyla kullanıldığını, yeni nesil füze motorları geliştirme çalışmalarının da devam ettiğini söyledi. Deniz platformlarında ise Marlin ve ULAQ SİDA'lar için motor entegrasyonlarının yapıldığını ve MİLGEM gemileri için MAVİ BATU çözümünün testlerinin tamamlandığını bildirdi. Jet motorları ve ileri aşama çalışmalarında ANKA-III için TF6000 turbofan motorunun başarıyla çalıştırıldığını ve KIZILELMA için TF10000 geliştirme çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi. KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetlerinin de başarıyla devam ettiğini vurgulayan Görgün, Türkiye'nin motor teknolojilerinde geniş bir yelpaze oluşturarak kara, hava, deniz ve füze sistemlerinde kritik kabiliyetleri yerli ve milli imkanlarla karşılamaya başladığını belirtti. Gaz Türbinli Motor Yol Haritası, Kara Araçları için Güç Grubu Yol Haritası, Milli Dizel Deniz Motorları Yol Haritası ve Milli Deniz Tipi Elektrikli Tahrik Sistemleri Yol Haritası gibi stratejilerle tam bağımsızlığın sağlanması yönünde kararlılıkla ilerlendiğini sözlerine ekledi.
KAAN PROJESİNDE YERLİ MOTOR VURGUSU VE TEDARİK SÜRECİ
Görgün, KAAN projesinin motor çalışmalarında da aynı anlayışla ilerlediklerini ve KAAN seri üretiminin yabancı değil, yerli motor üzerinden planlandığını belirtti. KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiğini ifade etti. Savunma sanayiinde süreçların daima mevcut motorlarla başladığını ve ardından milli motor projelerinin devreye alındığını hatırlatan Görgün, KAAN'ı blok yaklaşımıyla ürettiklerini, yani farklı aşamalarda ve kabiliyetlerle güçlenen versiyonlarını envantere kazandırarak kademeli olarak geliştirdiklerini söyledi. Bu kapsamda KAAN savaş uçağının teslimat takviminde bir gecikme bulunmadığını, seri üretimi riske atmamak için yalnızca tek bir kaynağa bağlı kalmadıklarını, farklı tedarik kanallarıyla çalıştıklarını ve alternatifleri eş zamanlı olarak değerlendirdiklerini aktardı. Böylece hem takvimin güvence altına alındığını hem de milli motor geliştirme yol haritasının kesintisiz ilerletildiğini vurguladı. KAAN'ın geleceğinin hiçbir şekilde tek bir ülkenin motoruna bağlı olmadığını ve mühendislere güvendiklerini, TF35000'in seri imalat sürecinin planlandığı şekilde devam ettiğini sözlerine ekledi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilecek ilk blok KAAN seri uçakları için ihtiyaç duyulacak motor tedarikine ilişkin ABD'ye resmi başvuru sürecinin tamamlandığını bildiren Görgün, KAAN uçağının 6'ncı nesil üst düzey yetenekler kazanması için ihtiyaç duyulan yerli motorun geliştirme faaliyetlerinin planlanan takvimle devam ettiğini ve bu aşamada yabancı farklı bir alternatif arayışının söz konusu olmadığını belirtti. İhtiyaç olması durumunda ilk blok için motor değişikliği yapılması imkan dahilinde olduğunu, bu durumdan kaynaklanacak mühendislik geliştirme ihtiyaçlarının ortaya çıkabileceğini ancak uçak tasarım ve geliştirme faaliyetlerinin sürekli bir iterasyon ve değişiklik yönetimi ihtiyacını barındırdığını, böyle bir durumda önemli bir takvimsel dezavantaj yaşanmayacağını düşündüğünü ifade etti. Projelerin Çevik Sistem Mühendisliği yaklaşımıyla yönetildiğini ve nihai seri üretim uçaklarının yerli motorla uçacağını bir kez daha vurguladı. KAAN'a yönelik yerli motor geliştirme projesiyle ilgili karar süreçlerinde gecikme yaşandığı eleştirilerine karşılık, ilk ele aldığı konunun bu olduğunu ve şimdi sorumluluklar ile takvimin net olduğunu, sorumluluk alan tüm şirketlerin vazifelerini zamanında yerine getirdiğini ve SSB Motor Daire Başkanlığı'nın da yakından takip ettiğini söyledi. Geçtiğimiz 2 yılda önemli yol katedildiğini, ANKA-III için TF6000 turbofan motorunun ilk çalıştırılmasının başarıyla yapıldığını, KIZILELMA için TF10000 geliştirme çalışmalarının devam ettiğini ve KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiğini dikkate alındığında, motor alanında azımsanmayacak bir yol alındığını ve geleceğe güvenle bakılabileceğini ifade etti. Görgün, Endonezya'ya ihraç edilmesi planlanan 48 adet beşinci nesil KAAN savaş uçağının, ABD menşeli motorlarla değil, milli motorlarla güçlendirileceğini de açıkladı.

