DÜNYA
Yayınlanma : 11 Ağustos 2025 04:11

UCM'nin Netanyahu ve Gallant'a Yönelik Tutuklama Emri: Sistematik Bir Yıpratma Kampanyası

UCM'nin Netanyahu ve Gallant'a Yönelik Tutuklama Emri: Sistematik Bir Yıpratma Kampanyası
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Gazze'deki suçlardan dolayı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkardı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM), Gazze'de işlenen soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan dolayı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarması, hedefte olduğu sistematik bir yıpratma kampanyasının odağında yer alıyor. Bu kampanya, hem devletler düzeyinde hem de UCM içindeki aktörler tarafından yürütülerek, soruşturmayı yürüten Başsavcı Kerim Khan'ı hedef alıyor. Khan'a yönelik karalama kampanyası, sadece şahsi itibarını değil, UCM'nin kurumsal geleceğini de tehdit ediyor.

UCM BAŞSAVCISINA YÖNELİK BASKILAR

Başsavcı Khan'a yönelik baskılar, özellikle İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları ve işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri nedeniyle Netanyahu ve Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmaya hazırlandığı Nisan 2024'ten itibaren arttı. Artan baskı, tehdit ve karalama kampanyaları nedeniyle Başsavcı Khan, Mayıs ayında geçici süreliğine görevinden ayrıldı. UCM Başsavcısı Kerim Khan’ın danışmanı ve uluslararası hukuk uzmanı Prof. Dr. Kevin Jon Heller, süreci Yeni Şafak’a anlattı.

ULUSLARARASI HUKUK UZMANININ DEĞERLENDİRMELERİ

Prof. Dr. Heller, BM Şartı’nın 2/4 maddesi uyarınca bir devletin başka bir devletin siyasi bağımsızlığına ya da toprak bütünlüğüne karşı güç kullanmasının kesin bir şekilde yasak olduğunu, ancak bu hükmün ihlali halinde 51. madde devreye girerek silahlı saldırıya maruz kalan devlete meşru müdafaa hakkı tanıdığını belirtti. Ancak bu hakkın sadece devletlere ait olduğunu ve her provokasyonun bu hakkı doğurmadığını vurgulayan Heller, Rusya’nın Ukrayna işgalini klasik anlamda silahlı saldırıya örnek gösterirken, Suriye, Lübnan ya da İran’a yönelik İsrail saldırılarının bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini ve uluslararası toplumun sessizliğine dikkat çekti. Heller, Netanyahu ve Gallant hakkındaki tutuklama emirlerinin UCM açısından bir dönüm noktası olduğunu ve bu suçlamaların savaş suçu niteliğinde olduğunu belirtti. Ayrıca, ABD ve İsrail'in soruşturmayı baltalamak için aktif olarak çalıştığını ifade etti.