Üniversite tercih dönemi 13 Ağustos'a kadar devam edecek. Bu süreç, gençlerin yaşamlarında önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, adaylara tercih sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında önemli önerilerde bulundu.
DUYGUSAL FARKINDALIK ÖNEM TAŞIYOR
Prof. Dr. Şalcıoğlu, tercih sürecinin sadece zihinsel değil, aynı zamanda duygusal bir süreç olduğunu vurguladı. Kaygı ve belirsizliğin tercihler üzerindeki etkisine dikkat çeken Şalcıoğlu, 'Tercih döneminde kaygı çok baskın bir duygudur. Yanlış tercih yapma korkusu, aile beklentilerini karşılayamama gibi olasılıklar gençlerde yoğun kaygı oluşturabilir. Bazıları karar vermeyi geciktirirken, bazıları da en risksiz seçeneği tercih edebilir. Duyguları bastırmak yerine farkına varmak ve yönlendirmek, işlevsel karar verme becerilerini destekler.' dedi.
İÇSEL VE DIŞSAL MOTİVASYONUN DENGESİ
Şalcıoğlu, içsel ve dışsal motivasyon dengesinin önemine değinerek, gençlerin bölümün saygınlığı, maddi getiri ve sosyal çevre onayı gibi dışsal ödülleri değerlendirme eğiliminde olduğunu belirtti. Ancak, içsel değerlerle uyumlu kararların daha kalıcı ve tatmin edici olduğunu vurgulayan Şalcıoğlu, 'Kişisel ilgiyle örtüşmeyen tercihler, uzun vadede ne akademik başarıyı ne de psikolojik doyumu sürdürebilir. Üniversite isminin ötesine geçip kendi ihtiyaçlarına, değerlerine ve yeteneklerine kulak vermeleri doğru tercih yapmalarına yardımcı olur.' diye konuştu.
AİLE VE ÖĞRETMENLERİN ROLÜ
Prof. Dr. Şalcıoğlu, tercih sıralamasının bir değerler haritası olduğunu ve başkalarına bakarak tercih yapılmaması gerektiğini söyledi. Hayal kırıklığı yaşayan gençlere ise, başarısızlığın değil, öğrenme fırsatı olarak görmeleri gerektiğini tavsiye etti. Son olarak, ailelerin, öğretmenlerin ve rehberlik hizmetlerinin rolünün önemini vurgulayarak, gençlerin çabasının takdir edilmesi ve cesaretlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

