Asıl sınav bundan sonrası…

Bakmayın siz öyle tebrik ve kutlama mesajlarına! 
Şimdilik işin vitrin boyutundayız; bu yüzden podyumda boy gösterir gibi her önüne gelenin Erzurumspor sevdalısı kesilmesi normal… 
Hele bir lig başlasın! 
Hatta ligin başlamasına haftalar kalsın, siz bir de o zaman görün manzarayı! 
Şu anda tebrik ve teberrük yarışına girenler var ya, kaçıp saklanacak delik arayacaklar o zaman… 
- Aman bizden bir şey istemesinler!
- Aman para falan isterler!
- Aman forma reklamı neyin talep ederler! 
Keşke… 
Ah keşke bu cümleleri kaleme alırken haksızlık ediyor olsak ama maalesef karşımıza çıkacak olan tablo bire bir böyle olacak… 
Yaşadık çünkü bunları… 
Ve ne yazık ki, yeniden yaşama ihtimalimiz de çok yüksek… 
Bazen diyorlar ki: 
- Mehmet Sekmen’i Erzurumspor konusunda çok abartıyorsunuz!
Bak, bak, bak! 
Hele densizliğe ve devamsızlığa bak! 
Abartıyormuşuz!
Abartmıyoruz efendiler, abartmıyoruz!
Ne yazsak, ne çizsek, geldiği günden beri Erzurusmpor’un üzerinden elini bir an olsun çekmemiş olan “Mehmet Sekmen için azdır” diyoruz… 
Abartmıyoruz, hakikati konuşuyoruz…
Abartmıyoruz, bir hakkı teslim ediyoruz… 
Nedir o hak, biliyor musunuz? 
Erzurumspor’un bu zamana dek elde ettiği başarılar, “Mehmet Sekmen’in sayesindedir” diyoruz…  
Yığınla takım var… 
Değil peş peşe Süper Lig’e çıkmak, Süper Lig’i rüyasında bile göremiyorlar beyler! 
Ama Erzurumspor öyle mi? 
İki kez çıktı, iki kez!
Ve adına “Süper” dediğimiz o ligde yalnızlık yüzünden, çaresizlik yüzünden, bin bir türlü hile ve katakulli yüzünden iki kez düştü… 
Yani şunu anlatmaya çalışıyoruz; Süper Lig’de kalıcı olabilmek, ancak topyekün bir seferberlik halinde mümkün olur… 
O kurtlar sofrasında kalıcı olabilmek için takımımıza elimizden geldiğince ve gücümüz yettiğince hepimiz ama istisnasız hepimiz destek vermeliyiz… 
Cebinde akrep olanlara!
İmkanı varken sırtını dönenlere! 
Erzurumspor’un sadece adıyla ilgilenip, yine adı üzerinden kaymak yalayanlara!
Prim kasma peşinde koşanlara!
Kendi reklamını yapanlara!
Erzurumspor’un sadece bir futbol takımı değil, bu şehrin ruhunu ve özünü temsil ettiğini bir türlü göremeyenlere sözümüz yok zaten… 
Onlar dün de yoktular, bugün ve yarın da yine olmayacaklar… 
Ezcümle Dadaşlar!
Madem bu halaya girdik; bir Dadaş gibi duracak ve yine gerekeni de bir Dadaş gibi yapacağız… 
Hiç birimiz bu kulvarda bir Mehmet Sekmen kadar olamayız, bu doğru… 
Ama hiç olmazsa Sekmen kadar samimi, Sekmen kadar ümitli ve Sekmen kadar vefakâr olmalıyız… 
Neticede bir tane Erzurumspor’umuz var…