“Terörsüz Türkiye” sürecine dönük kanun taslağı Meclis’e geldi. Enine boyuna tartışılan ve toplumun tüm kesimleriyle istişare edilen çerçeve kanun, Türkiye’de inşallah yeni ve aydınlık bir dönemin başlangıcı olacak.
Terör konusu yıllardır başlıca sorunumuzu teşkil ediyor.
Çok acı çektik, çok gözyaşı döktük.
Türkiye’nin başına adeta bela edilen PKK terörü, uzunca seneler ülkemizi ve milli bütünlüğümüzü bölme emellerinin bir parçası ve maşası oldu.
Bu bela öyle kullanışlı bir araca dönüştü ki, siyasetin dahi elinde oyuncağı dönüştü!
Şimdi ortaya bir irade koyuldu ve bu terör aparatını tarihin çöplüğüne fırlatıp atma fırsatı doğdu.
Kötü niyetli muhalefetin tutumu; “terörle pazarlık” ve “teröristlerle işbirliği” gibi başlıklar altında şekillense de, herkes biliyor ki; devlet terörle asla pazarlık etmez, kat’a işbirliği yapmaz!
Gelinen bu nokta; bu mukaddes topraklar üzerinde iç içe ve el ele yaşayan bizlerin kardeşlik bağının güçlenmesidir.
Bu saatten sonra bu bağı zayıflatmaya ya da koparmaya kimsenin gücü yetmeyecek ve kimseye böyle bir girişim fırsatı verilmeyecektir.
Ola ki istismar ola!
Ola ki bu bağla bağlanmak yerine bu bağı koparmaya yeltenenler ola!
İşte o zaman devletin demir yumruğu öyle bir iner ki; nerede ne kadar maşa, nerede ne kadar hain ve nerede ne kadar terörist varsa, alayını yer ile bir eder.
Unutulmasın!
Devlet aklı ve hafızası her zaman canlıdır, diridir ve asla yanılmaz!
Devlet sabırlıdır, devlet anlayışlıdır ve devlet çözümden yanadır, buna da şüphe yok!
Ancaaak!
Devletin ayağına bağ olmanın takdir edilmelidir ki, ağır bir de bedeli vardır.
Bu ülkede “bizler” veya “onlar” diye bir şey yok!
Bu ülkede birimiz hepiz, hepimiz biriz…
Biz ortak bir tarihin günümüze ulaşmış kardeşlik yeminiyiz.
Ve biz:
Birlikte Türkiye’yiz!

