Sanıyoruz Kocaeli’ydi olay yeri…
Bir kadın, “öldürmeye teşebbüs” davasında tanık olarak dinleniyor ve bu kadın sanıklar arasında bulunan bir şahsı, kendisini taciz ettiği iddiasıyla mahkeme sonrası adliye önünde bıçaklayarak öldürüyor…
Ne korkunç değil mi?
Ne acı bir durum?
İnsanlar birbirlerine artık duruşma sonraları adliye önlerinde kıymaya başladılar…
Ve cana kıymak o kadar kolay bir hal aldı ki, ne eller titriyor, ne de gözler geri çekiyor artık…
Hep diyoruz:
Ceza sistemimizin gözden geçirilmesi gerekiyor!
Toplumda cezasızlık algısının ortadan kaldırılması gerekiyor!
Cezaların behemehâl ve de en süratli biçimde verilmesi gerekiyor!
Yoksa herkes kendi adaletini kendisi tesis etme yarışına girer ki, bunun önünü de Allah korusun hiç kimse alamaz!
Çünkü adaletin olmadığı yerde, huzur da olmaz…
***
Haber bültenlerini izliyoruz hepimiz ve aşağıdaki şu cümleleri muhakkak duymuşuzdur:
Falanca serbest kaldı…
Filanca tahliye edildi…
Soruşturmaya gerek kalmadı…
Kovuşturmaya lüzum kalmadı…
Adli kontrol şartıyla salıverildi…
Hükmün açıklanması geriye bırakıldı…
Vesaire, vesaire…
Ve birçoğumuzun mahkemelerde buna benzer kararlar alındığı için isyan etmişliğimiz de vardır…
Misal, biri gözaltına alınıyor, şahsın şu kadar suç kaydı var deniliyor…
Kadın cinayeti işleniyor, arkasından maktulün polise defalarca başvurusu vardı deniliyor…
İşte bu ve bunun gibi olaylar zamanla toplumda adalete olan güveni zedeliyor, ceza sistemi tartışma konusu haline geliyor ve günün sonunda kanaat ne oluyor, biliyor musunuz?
“Nasılsa yapanın yanına kâr kalıyor!”
“Nasılsa yapan ceza almıyor!”
Ondan sonra gelsin soygunlar, gitsin vurgunlar!
Gelsin yaralamalar, gitsin bıçaklamalar!
Üstüne cezasızlık, üstüne geciken adalet…
Ardından ölümler, cinayetler falan…
Alın işte size sonuç!
Uzun sözün kısası…
Bu yaraya bir derman gerekiyor vesselam!

