Tarım Bakanlığı, 2002 ile 2024 yılları arasında tarımsal desteklemeler kapsamında Erzurum’a 1 milyar 500 milyon lira ayırmış.
Şimdi bu tutarı 22 yıla bölecek olursak, göreceğiz ki her yıla ortalama 60 küsur milyon lira düşmüş.
Şimdi Büyükşehir Belediyesine gelelim:
Başkan Mehmet Sekmen’in belediyeye kazandırdığı Tarım Makinaları Parkının toplam değeri 150 milyon liraya ulaşmış.
Bakın, bakanlık demiyorum, Büyükşehir Belediyesi diyorum.
Yani bir belediye tarım için bu kadar bütçeyi tarım makinaları parkı için kullanıyorsa, bu safi bir harcama değil, aynı zamanda bir vizyonun kanıtıdır.
Memleketimiz tarım memleketi…
Meralarımızın Türkiye’de eşi benzeri yok; bu yüzden aynı zamanda hayvancılık memleketi…
Bir belediye başkanı klasik belediyecilik anlayışının dışına çıkarak tarıma ve hayvancılığa yatırım yapıyorsa, bunu sorgulamak falan değil, doğrudan alkışlamak icap eder.
Şimdi bu tarım makinaları parkından istifade edenler, bu memlekette üreticilik yapan çiftçiler.
Aracı olmayabilir, tarım makinası olmayabilir, ama üretmek istiyor.
Büyükşehir Belediyesi de, işte bu kesimin derdine derman olsun diye böyle bir makine parkı kuruyor.
Minnetsiz ve sitemsiz biçimde çiftçiler ne yapıyor, bu makina parkından istifade ederek tarımsal üretime katkı sunuyor.
Hem kendi kazanıyor, hem de yerel ekonomiye değer katıyor.
Yani kırk dereden su getirmek ve deveye hendek atlatmaktan daha zor bir işi bir belediye başkanı çıkıp tek başına başarıyor.
Uzun yıllara dayanan bir gazetecilik geçmişim var; bu yüzden çok şey gördüm, geçirdim.
Geçmişte belediye başkanlarının on metrelik kaldırım yaptılar diye günlerce caka sattıklarını da gördüm, 100 metre boru döşediler diye basın toplantısı düzenlediklerini de gördüm.
O yüzden şu anda yapılan bu iş klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir iş.
Bir vizyon…
Bir perspektif…
Bir yatırımcı bakış…
Bir gelecek planlamasıdır bu…
Mehmet Sekmen de, Büyükyşehir Belediyesi adına bunu başarmış ve belediyelerin sadece yollardan ve kaldırımlardan sorumlu olmadıklarını bizatihi göstermiştir.
Bizim bu düşündüklerimize kimlerin hak vereceğine gelince:
Elbette ehli vicdan sahibi olan herkes…
Çünkü öbür türlüsü vicdansızlık olacaktır!

