Erzurum Gazeteciler Cemiyeti olarak bir ödül törenimizi daha geride bıraktık.
Meslekte yarış vermeyi ve kalitede yarışmayı hedeflediğimiz bu organizasyonumuzu yüzümüzün akıyla sonuçlandırmış olduk.
Bu vesileyle ben yarışmamıza eserleriyle başvuruda bulunan ve ödüle layık görülen meslektaşlarımı birkez daha kutlamak istiyorum.
Allah biliyor; Erzurum Gazeteciler Cemiyeti olarak en temel hedefimiz mesleki dayanışmayı sağlamak.
Benim ve yönetim kurulundaki arkadaşlarımın hiçbirisinin rol çalma, konum elde etme ve etiket oluşturma gayreti olmadı.
Çünkü her bir arkadaşım, kendini bu meslekte ıspatlamış isimler, bu yüzden EGC ismi üzerinden statü elde etmeye ihtiyaçları da yok.
Yarışmamıza eserleriyle anlam katan her meslektaşımız, bizim yüreğimizde ayrı bir yere sahip.
Ödül almış olsun ya da olmasınlar, hiç farketmez!
Çünkü gazetecilik zaten ödüllendirilmek için yapılmaz, yapılmamıştır da.
Bizim meslektaşlarımıza verdiğimiz ödüller ise, asla onların başarılarını ölçme veya değerlendirmenin bir sonucu değildir.
Bizim verdiğimiz o ödüller tam aksine sadece teşvik, emeğe saygı, birlik ve beraberliği sağlamaya yöneliktir.
Bir hususun altını çizmek gerekirse; bizim hiçbir kurumla ya da meslek örgütüyle yarış içinde olduğumuz söylenemez, hatta düşünülemez bile.
Bizim yarışımız, mesleğimizin nitelik kazanması, meslektaşlarımızın birbirlerine sıkı sıkıya kenetlenip dayanışması, sevginin ve muhabbetin pekişmesidir.
Bu samimiyetimizi her fırsatta ben de dile getirdim, yönetim kurulundaki arkadaşlarım da dile getirdi.
Daha önce de söylediğim gibi; şehrimizin ve basın camiamızın yararına olacak her işte varım, her girişimde varız.
Her fedakârlığa ve her türlü sorumluluğa razıyız, dünden hazırız.
Bu denli rahat olduğumuz için de, işimizi severek yapıyoruz ve yaptığımız her işte elde ettiğimiz başarıyı biraz daha perçinlemiş oluyoruz.
İyi niyet ve samimiyet böyle bir şey işte…

