AK Parti Erzurum İl Başkanlığı bir akım başlatmış ve periyodik aralıklarla bir araya geleceği gazetecilerle istişare toplantısı düzenleyecekmiş.
İlk toplantıya bir grup gazeteci arkadaşla davet edildik, AK Parti kurmayları şehrin gündemini projekte etti, ardından bilgi alışverişinde bulunduk, sorularımızı yönelttik, görüş ve önerilerimizi paylaştık.
Tabi ki “dostlar alışverişte görsün” amacı taşımıyordu bu toplantı; neler söylendiğini, neler vaad edildiğini ve Erzurum’u nelerin beklediğini hepimiz tek tek kayıt altına aldık.
Belirlenen zamanda ve ilerleyen dönemlerde söylendiği halde yapılmayan ve ola ki aksayan her iş için eleştiri getirirken, kaynak olarak elbette bu toplantıyı göstereceğiz.
Bizim bakışımız bu iken, kimi meslek mensuplarının gereksiz bir alınganlık içerisine girmiş olmalarına anlam verebilmiş de değiliz.
Toplantıya davet edilmemiş olmalarına içerleyen bazıları, meselenin önünü-ardını sormadan, soruşturmadan veryansın etmiş.
Bilinsin diye yazıyorum; bu toplantıyla bizim veyahut cemiyetlerimizin hiçbir ilgisi yok, dahli de yok, tasarrufu da yok.
Tamamen parti organizasyonu ve üstelik periyodik aralıklarla ve her seferinde farklı isimlerle gerçekleştirilecekmiş.
Tarz böyleyse, tercih bu yöndeyse toplantıya katılan gazetecileri ya da cemiyetleri bundan sorumlu tutmak, her şeyden evvel “ben gazetecilik yapıyorum” diyene yakışmaz!
Kaldı ki, sorup soruştursalardı, sonraki toplantılarda kendileriyle de bir araya gelineceğini öğrenmiş olacaklardı.
Bunu akıl etmek için yapay zeka kullanmaya gerek de yoktu üstelik; ortalama zeka sahibi olan herkes bunu akıl edebilir, ilgilisinden yahut muhatabından bu bilgiye rahatlıkla ulaşabilirdi.
Memleketin sorunu işte bu!
Meseleleri ve hadiseleri konuşmuyoruz, olaylar üzerinde durmuyoruz.
Kişileri konuşuyoruz, makamları, şahısları konuşuyoruz, bol bol dedikodu üretiyor, sonra da söylentilerin peşine takılıp gidiyoruz.
İnsaf!
El insaf!

