Bizim memleketin ekmeğinin hakikaten de tuzu yok!
Tam da kamp turizminin ekmeğini yiyecektik ki, başka şehirlerde kamp merkezleri kurmak gibi bir furya başladı.
Elbette kimse kamp merkezi kurmasın ya da bütün futbol takımları sadece Erzurum’a gelsin demek istemiyoruz.
Ancak Erzurum’daki bu nimeti değerlendirirken çok daha sahiplenici ve Erzurum’un cazip şartlarla bezeli hale getirmek zorundayız.
Göreceksiniz, önümüzdeki on yıl içerisinde futbol takımları için planlanan kamp merkezlerinin sayısı katlanarak artmış olacak.
Altını özellikle çizelim; hiçbir kamp merkezi Erzurum’daki yüksek irtifa kamp merkezi kadar sporcu sağlığına hitap ediyor olmayacak.
Ama neylersiniz ki şartlar ve imkanlar Erzurum’u ilgi odağında olmaktan çıkartacak.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, bu proje için gerçekten de büyük efor sarf etti.
Emek verdi gayret gösterdi Erzurum’a hem de Palandöken’in eteğinde çok sayıda sahadan oluşan bir kamp merkezi kazandırdı.
Bulunmaz nimet!
Ancak şehir olarak biz de en az başkan Sekmen kadar gayret gösterip yüksek irtifa kamp merkezimizi sahiplenme ihtiyaçlarını giderme de imkanı nimete çevirme kabiliyetini gösterebilseydik.
Hep birlikte gördük, takımlar hava ulaşım sorunları yüzünden kamp merkezine gelemedi, bir çok kulüpte kamp planları tamamen değişti.
Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olurmuş derler.
Bu yaz sezonunda yaşadığımız gelişmeler ve karşılaştığımız bu tablo esasen önümüzdeki senelerde karşımıza çıkacak problemlerin haberini veriyor.
Biz en iyisi tedbirlerimizi şimdiden alalım ve yüksek irtifa kamp merkezmizi çözülebilir sorunlara kurban etmeyelim.
Çünkü Erzurum’dan başka Erzurum yok!

