Erzurum’un milli mücadele meşalesini yakan ve hatta cumhuriyeti kuran bir şehir olduğu vakıa…
Öyle ki, Erzurum’da toplanmış olan büyük kongre, her ne kadar yerel olarak tarif edilse de, aslında cumhuriyetin kuruluş esaslarını içerir…
Sivas’ta toplanan kongre ise, bir nevi bu esasların tescili ve onayı mahiyetindedir…
Peki, böylesine önemli bir payeyi tam manasıyla değerlendirebilmiş miyiz dersiniz?
Maalesef hayır…
Ama yanıbaşımızdaki Sivas, kongre mevzuunu öyle bir güzel değerlendirdi ki, oradaki kutlama ve etkinlikler bile farklı bir boyutta gerçekleşiyor…
Sadece kongre mi?
Elbette değil…
Malazgirt Zaferi’nden önce Türklere Anadolu’nun kapılarını açan aslında Pasin Zaferi’dir…
Kim biliyor bunu?
Tarihçiler ve okuyan-yazan kesimler sadece…
Anlayacağınız biz bu kulvarda da ger kalmışız…
Bu memleketin geçmişi ve tarihi zaferlerle, şanla, şerefle, milli mücadele ve kahramanlıklarla doluyken, biz ne yazık ki sadece bu zenginlikleri seyretmekle yetinmişiz…
Misal bu kadar ayrıcalık bir Kayseri’de, bir Konya’da ya da ne bilelim Türkiye’nin batı vilayetlerinden herhangi birinde olsaydı, emin olun tekelden süt bile sağarlardı…
Ama olmuyor işte…
Başkalarının uğruna yeri göğü ayağa kaldırabileceği payeler bizde olunca ne yüzüne bakan oluyor ne de kıymetini bilen çıkıyor…
Bir atasözü var ya; üzüm üzüme baka baka kararır, diye…
Biz de tıpkı öyle yapıyoruz…
Birbirimize baka baka kararıp gidiyoruz…
Üstüne bir de soruyoruz ki, bu şehrin üzerine güneş neden bir türlü doğmuyor?
Güneş deyince aklımıza geldi…
Erzurum’daki günlük güneşlenme süresinin dünyadaki birçok ülke ve gelişmiş yüzlerce şehirden daha fazla olduğunu biliyor muydunuz?

