Tarih 28 Eylül 1999…
Dönemin ABD Başkanı Clinton ile Başbakan Bülent Ecevit’in bir görüşmesi olmuştu Beyaz Saray’da…
Clinton, -afedersiniz- kıçını Oval Ofis’teki koltuğun kenarına yayarak oturmuş ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit’i de karşısında adeta esas duruşta bekletmişti…
O fotoğraf karesini hatırlarsınız…
Diplomatik nezaket yerle bir edilmiş ve o fotoğraf karesi ülkemizde günlerce tartışılmıştı…
Bilenler bilir de, bilmeyenler için altını çizelim…
Diplomatik temaslarda bakış, gülüş, mimikler, hal ve hareketler hep mesaj yüklüdür…
Örneğin Yunanistan Başbakanı Miçotakis, NATO zirvesi için geldiği Türkiye’de durduk yere mi kollarını açıp kabadayı edasıyla yürüdü sanıyorsunuz?
Her ne kadar düştüğü duruma gülmekten karnımız ağrımış olsa da, diplomatik açıdan mesajını böyle vermiş oldu…
Her neyse…
Şimdi bazıları diyor ki;
-ABD Başkanı Trump için iyi takla attık…
Asla!
Bunun adı takla değil, satrançtır satranç…
Bunu adı akıl oyunudur, bunun adı diplomatik düzlemde güç ve gövde göstermektir…
Kaldı ki, liderleri Mehteran takımıyla karşılamak bile bu milletin binlerce yıllık devlet geleneğini hatırlatma, Türkiye’nin de askeri ve stratejik bir mirasın sahibi olduğunu gösterme amacı taşımaktadır…
-Şatafat, israf ve şov, diyenler oldu…
-Eleştirdiğimiz ABD’ye bu yakınlık niye? Diye soranlar oldu…
-ABD bizi parmağında oynatıyor, diyenler oldu…
Oldu da oldu…
Kıçla karşılanmakta herhangi bir beis görmeyenler için Ankara’daki NATO zirvesi adeta içi boş bir organizasyon oldu…
Onlar elbette dilediklerini düşünebilir, ishal olmuş ağızlarıyla diledikleri tezviratta bulunabilirler…
Ama şu kadarını bilsinler; Türkiye artık o eski Türkiye değil!
Yeseler de bu, yemeseler de…
Kabul etseler de bu, etmeseler de…

