Büyük Menderes Havzası'nda su ve çevre güvenliği masaya yatırıldı

  • 3 / 1 Büyük Menderes Havzası'nda su ve çevre güvenliği masaya yatırıldı 0

    Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Didim'de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle düzenlenen "Büyük Menderes Havzası Su-Çevre-Ürün Güvenliği Çalıştayı" başladı.

  • 3 / 2 Büyük Menderes Havzası'nda su ve çevre güvenliği masaya yatırıldı 1

    Çalıştay, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından protokol konuşmalarıyla devam etti. ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Büyük Menderes nehrinin Ege'nin en uzun akarsuyu olduğunu ve toprağa bereket kattığını vurguladı. Kent, Tarım Bakanlığı verilerine göre havzada 134 yer üstü su kütlesi bulunmasına rağmen 41'inin yüksek risk altında olduğunu belirtti. "Su yalnızca toprak için değil, yaşamın kendisi için vardır" diyen Kent, nüfus artışı, sanayi faaliyetleri ve kontrolsüz tarımsal üretimin havzanın yükünü artırdığını, kirliliği yükselttiğini ve geleceği tehdit eder hale getirdiğini ifade etti. Azalan sulak alanlar, kuruyan topraklar ve bozulan biyoçeşitlilik gibi sorunların tek bir mesaj verdiğini söyleyen Kent, "Suyu koruyun yoksa hayatı kaybedersiniz?" sorusunu sordu. Bu sorumluluğun sadece bilim insanlarına değil, her vatandaşa ve kuruma düştüğünü belirten Kent, kişi başı su tüketimini azaltmaya yönelik bilinçlendirme kampanyaları, içme suyu şebekelerindeki kayıpların önlenmesi, tarımsal alanlarda doğru sulama ve gübreleme yöntemlerinin yaygınlaştırılması, evsel, kentsel ve endüstriyel atıklara karşı etkin önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Çalıştayın sorunları tartışmakla kalmayıp çözüm yollarına ışık tutacağına inandığını dile getirdi.

  • 3 / 3 Büyük Menderes Havzası'nda su ve çevre güvenliği masaya yatırıldı 2

    Aydın Valisi Yakup Canbolat ise çalıştayın somut ve uygulanabilir kalıcı çözümler sunarak bölgenin ve ülkenin genel kalkınmasına katkı sağlayacağını belirtti. Canbolat, tatlı su kaynaklarının en yoğun kullanıldığı alanlardan birinin tarım olduğunu ve bu nedenle tarımsal faaliyetlerin verimli ve planlı yürütülmesinin su yönetimi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Dünyada birçok ülkenin su kaynaklarının azalmasıyla karşı karşıya kaldığını ve milyonlarca insanın temiz suya erişimde güçlük çektiğini hatırlatan Vali, bu durumun suyun stratejik bir kaynak olduğunu açıkça gösterdiğini kaydetti. Mevcut kaynakların korunması ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesinin daha da önem kazandığını vurgulayan Canbolat, yeraltı sularının izlenememesi ve atık suların arıtılmadan doğaya bırakılmasının çevreyi, balıkçılığı, tarımı ve sanayiyi olumsuz etkilediğini belirtti. Bu nedenle su yönetiminde sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi, bilimsel verilere dayalı politikalar geliştirilmesi ve alty infrastructure yatırımlarının artırılması gerektiğini söyledi. Bireysel ölçekte de su kullanma alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, israfın önlenmesi ve suyun gerçek değerinin kavranması gerektiğini ekledi.

Popüler