ABD’nin altına vergi getireceği söylentileri ve jeopolitik gelişmeler, altın ve para piyasalarını hareketlendiriyor. Altın ve para piyasaları uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, yıl sonu için yaptığı öngörüleri Ntv.com.tr'de paylaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın altına vergi uygulanmayacağını açıklamasına rağmen, ABD Gümrük ve Sınır Koruma’nın altın külçelerini sınıflandırması piyasada belirsizlik yarattı.
ALTIN FİYATLARI VE YATIRIM
Mehmet Ali Yıldırımtürk, ABD Gümrük ve Sınır Koruma'nın altın külçelerini sınıflandırmasının altın fiyatları üzerinde kalıcı bir baskı yaratmayacağını, ancak geçici dalgalanmalara yol açabileceğini söyledi. Yaz aylarında 3 bin 300–3 bin 400 dolar ons aralığında yatay seyreden altının, Ağustos ortasından itibaren yeniden yukarı yönlü hareket etmesinin olası olduğunu belirtti. Yaz döneminde yatırımcıların tatilde olması ve fon yöneticilerinin sınırlı işlem yapmasının altın piyasasını sakin tuttuğunu ifade eden Yıldırımtürk, 'Eylül ve ekim aylarında yatırımcılar portföylerini gözden geçirerek altına yeniden yer verecek' dedi.
TRUMP FAKTÖRÜ VE JEOPOLİTİK GELİŞMELER
Yıldırımtürk, Trump’ın zayıf dolar isteği, tarife krizleri ve jeopolitik gerilimlerin altını desteklediğine dikkat çekerek, 'ABD’nin Çin ile tarife anlaşması hala belirsiz. Bu belirsizlik, güvenli liman olarak altına talebi artırıyor.' ifadelerini kullandı. ABD'li bankaların yıl sonuna kadar altının ons fiyatının 4 bin dolara kadar çıkacağı beklentilerine ilişkin olarak ise Yıldırımtürk, altının ekim sonuna kadar 3 bin 650–3 bin 750 dolar bandında olabileceğini, 4 bin dolar seviyesinin ise ancak yılbaşından sonraki süreçte gerçekleşebileceğini söyledi. Hem ABD’de hem Türkiye’de yıl sonuna kadar faiz indirimi beklendiğini belirten Yıldırımtürk, bu adımların yatırımcı davranışlarını değiştireceğini, düşük faiz oranının altının cazibesini artıracağını ve yatırımcıların güvenli liman olarak altına yönelmesiyle altında yükseliş olacağını belirtti. Fiziki altın ile banka altın hesapları arasındaki farklara da değinen Yıldırımtürk, fiziki altının bazı noktalarda daha avantajlı olduğunu, alım-satım farklarının bankalarda yüksek olduğunu vurgulayarak, 'Bankalarda 1 gram altında fark 100 TL civarında, fiziki altınlarda ise 15 TL. Bu nedenle fiziki altın yatırımcı için daha avantajlı' dedi. Gümüş ve diğer değerli metallerin durumuna da değinen Yıldırımtürk, gümüşün endüstriyel kullanımının yoğun olduğunu, yatırım aracı olarak altın kadar rağbet görmediğini, bakır fiyatlarının gümüşü etkilediğini ve bakır-gümüş korelasyonunun takip edilmesinin önemli olduğunu belirtti. Altın ve diğer değerli metallerin yıl sonuna kadar yükselişini sürdürebileceğini ifade eden Yıldırımtürk, 'Altının sene sonuna kadar yükselişi devam edecek. Eylül ayında faiz indirimiyle desteklenecek, ons altın 3.500–3.500 dolar bandını aşabilir. 2026’da da altın yükseliş trendini koruyacak. Gümüş ve platin gibi diğer değerli metaller içinse endüstriyel kullanımın etkisi belirleyici olacak' dedi. Son dönemde gündeme gelen kuyumcu altın emanet hizmetlerinin risklerine değinen Yıldırımtürk, 'Kayıt dışı olduğundan dolandırıcılık riski var. Altın ya kendi bünyenizde saklanmalı ya da bankalarda kiralık kasada tutulmalı' uyarısında bulundu. Gram altın fiyatının yılbaşında 2984 lira seviyelerinde olduğunu ve günümüzde 4400 liradan satıldığını, böylece gram altının 8 ayda yüzde 47.5 civarında kazanç sağladığını belirtti.

