Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Temmuz ayı meclis toplantısı, Oda Hizmet Binası'nda gerçekleştirildi. Toplantıda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısını ve geleceğe yönelik projeleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

İbrahim Burkay'dan Yangınlara Tepki
Son dönemde ülkemizi etkisi altına alan orman yangınlarına değinen Başkan Burkay, yangınların provokatif eylemlerle hızlandırıldığını vurgulayarak BTSO'nun yangınlarla mücadelede aktif rol aldığını belirtti. Organize sanayi bölgelerinin yangın söndürme çalışmalarına büyük katkı sağladığını, ancak bazı iş makinelerinin zarar gördüğünü ve şehitlerin olduğunu üzüntüyle dile getirdi. Başkan Burkay, ülkemizin birlik ve beraberliğinin önemini vurgulayarak, provokatif eylemlere fırsat verilmeyeceğini açık bir şekilde ifade etti.

Yerli ve Milli Üretimde Gurur Verici Başarılar
Başkan Burkay, BTSO'nun 2013 yılında başlattığı vizyoner projelerin meyvelerini topladığını, IDEF 2025'teki başarının da bu projelerin bir sonucu olduğunu belirtti. KFA Fuarcılık ve Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi (BASDEC)'nin IDEF 2025 organizasyonundaki başarısının, ülkemizin savunma sanayisindeki gücünü ve yerli ve milli üretime olan bağlılığını gösterdiğini vurguladı. Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde kaydettiği ilerlemeyi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde gerçekleştirilen büyük bir başarı olarak nitelendirdi. BASDEC'in 200'den fazla firmayla faaliyet gösterdiğini ve Türkiye'nin savunma sanayii için önemli bir platform haline geldiğini dile getirdi.

Geleceğe Yönelik Yatırımlar ve Risk Sermayesi
Geleceğe yönelik projelerde yapay zeka ve risk sermayesi fonlarının önemine dikkat çeken Burkay, yatırım kültürünün değişmesi gerektiğini, sanayide yapay zekanın gerekliliğini vurguladı. BTSO'nun girişim sermayesi yatırım fonunu kurduğunu ve Türkiye'nin en büyüğü olduğunu, şehir fonu kurmak için çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Krizlerden sağlam çıkmanın önemini belirterek, Bursa'nın pazar ve ürün çeşitliliği ile özkaynak yeterliliği açısından avantajlı konumda olduğunu, ancak konkordato süreçlerine giren şirketlerin sektörü etkilediğini belirtti. Faiz indiriminin devam etmesi gerektiğini, reel sektörü önceliklendiren adımların atılması gerektiğini vurguladı.

