Türkiye'nin sanayi sektörü, yüksek faiz oranları ve küresel ekonomik sorunlar nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor. Yüksek faizler, düşen kapasite kullanım oranları ve artan maliyetler, sektörün büyüme potansiyelini ciddi şekilde kısıtlıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) yüksek politika faizleri, imalat sanayisindeki yatırımları ve büyüme beklentilerini olumsuz etkiliyor. İmalat sanayii temsilcileri, yüksek borçlanma maliyetleri nedeniyle kapasite artırımında güçlük çektiklerini sık sık dile getiriyorlar.
YÜKSEK FAİZ ORANLARI ÜRETİMİ VE İSTİHDAMI ETKİLİYOR
Anadolu'nun çeşitli şehirlerindeki sanayi odalarının başkanları da faizlerin yatırımlar ve borç yükü üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyorlar. Üreticiler ve sektör temsilcileri, yüksek faiz oranlarının yarattığı olumsuz etkilerden şikayet ediyorlar. Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, sanayicilerin yüksek faiz ortamında üretimi, istihdamı ve ihracat pazarlarını korumak için büyük fedakârlıklar yaptığını söyledi. Kasapoğlu, faizlerin yüzde 30'un altına düşürülmesi gerektiğini, enflasyonun yüzde 35 seviyelerindeyken faizlerin çok yüksek kaldığını ve reel faizin düşürülmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle ticari kredilerde reel faiz kısmının sanayiciye destek olarak gelmesi gerektiğini belirten Kasapoğlu, faizin üretimi ve arzı kısıtladığını, ticari ve tüketim kredilerinin ayrıştırılması ve imalat sektörüne yönelik kredilerin belli bir süre sübvanse edilmesini istediklerini ifade etti.
KREDİ BÜYÜMESİ YETERSİZ
Faizlerde yaşanan düşüşün yeterli olmadığını belirten Kasapoğlu, ihracatta büyük bir gerileme olmamasına rağmen imalat sanayisinde ciddi bir düşüş yaşandığını, kapasite kullanım oranlarının gerilediğini söyledi. Faizlerin inmesine rağmen sahada bir karşılığının olmadığını, aylık kredi büyüme oranının düzenlenmediği, yükseltilmediği veya kaldırılmadığı sürece düşüşün etkisinin görülmesinin zor olduğunu belirtti. Aylık enflasyonun yüzde 3 olduğu bir ortamda TL'de yüzde 2, yabancı paralı kredilerde ise yüzde 1'lik büyüme oranlarının yeterli olmadığını ve firmaların krediye ulaşmalarına izin verilmesi gerektiğini dile getirdi. Kasapoğlu, kredi büyüme sınırının biraz açılması durumunda firmaların rahatlayacağını ve faizdeki düşüşün etkisinin daha iyi görüleceğini ifade etti. İhracatta yatay bir seyir olduğunu, ancak bunun için büyük fedakârlıklar yapıldığını ve ihracatçıların pazarlarını kaybetmemek için zararına satış yaptıklarını söyledi.
Mısır'DA YATIRIM SORUNLU
Denizli'de basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kasapoğlu, Mısır'da yatırım araştıran tekstil firmaları olduğunu ancak başka bir ülkeye üretimi kaydırmanın kolay olmadığını ve kontrol aşamasının zor olduğunu belirtti. Ana pazarlarda daralma olduğunu, Denizli'nin ağırlıklı olarak KOBİ'lerden oluştuğunu ve 5 milyar dolarlık ihracatı olan ilimizdeki firmaların hızlı karar alıp üretime yansıtabildiğini, bu nedenle krizlerden daha çabuk sıyrılabildiğini söyledi. İhracatta hangi pazarda daralma varsa yeni pazarlara yöneldiğini, şu ana kadar istihdam ve ana pazarlarda kayıp yaşanmadığını ve ihracatta yatay bir seyir olduğunu, Denizli'de tekstil dışında kablo üretimi ve ihracatının artışta olduğunu belirtti.

