Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmalar ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki temaslarının ardından yurda dönüşünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Erdoğan, İsrail'in Filistin'e yönelik uyguladığı politikalar ve uluslararası kamuoyundaki yansımaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
İSRAİL'İN YALNIZLAŞMASI VE FİLİSTİN DAVASI
Erdoğan, Birleşmiş Milletler kürsüsünden gösterdiği fotoğraflarla İsrail'in zulmünün ve işlediği insanlık suçlarının artık uluslararası kamuoyunda kabul görmediğini belirtti. "Genel Kurul'da bir kez daha gördük ki İsrail zulmüyle, işlediği insanlık suçlarıyla artık yalnızlaşmaya başladı." diyen Erdoğan, sözün bittiği yerde fotoğrafların hislere tercüman olduğunu ifade etti. Yıkıntılar arasındaki çaresiz gözlerin ve bir deri bir kemik kalmış çocukların durumunun, hem zalimleri işaret ettiğini hem de zulme seyirci kalanlara bir hakikat tokadı indirdiğini vurguladı. Erdoğan, adaleti ve vicdanı savunanlar olarak bugün dünden daha güçlü olduklarını ve Filistin davasının daha fazla bilindiğini söyledi.
İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VE ULUSLARARASI BASKI
Erdoğan, artık bir avuç ülkenin dışında İsrail'in yanında duran kimsenin olmadığını belirterek, bu durumun kimin haklı, kimin haksız, kimin mazlum, kimin zalim olduğunun görülmesinden kaynaklandığını dile getirdi. "İki devletli çözüm" çağrılarının duymazdan gelindiği dönemlerin geride kaldığını ve artık bu konuda kendileriyle aynı safta yer alanların olduğunu ifade etti. Netanyahu ve ekibinin eylemleri ne olursa olsun umudun var olduğunu belirten Erdoğan, Filistin'i tanıyan ülkelerdeki mazlumların çığlığının zalimlerin sesini bastırmakta yetersiz kaldığını belirtti. Erdoğan, zulmün karşısında tarafsız kalmanın zalimi cesaretlendirdiğini vurgulayarak, İsrail'e yönelik uluslararası baskının artırılmasının önemine dikkat çekti. Uluslararası toplumun, hukukun, sivil toplum kuruluşlarının ve kanaat önderlerinin bir ve beraber tutum takınmalarının, İsrail'i iki devletli çözüme yaklaştıracak formül olduğunu sözlerine ekledi.
ABD ZİYARETİ VE SURİYE KONUSU
Amerika Birleşik Devletleri temaslarına da değinen Erdoğan, Washington'dan memnun ayrıldıklarını ve ABD Başkanı Donald Trump ile samimi, yapıcı ve verimli bir atmosferde görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti. Görüşmelerde ticaret ve yatırımların yanı sıra Gazze'deki insani felaket ve Suriye konusunun da ele alındığını aktardı. Erdoğan, Suriye'nin geleceğinde teröre yer olmadığını vurgulayarak, her alanda iş birliği projeleri geliştirdiklerini ve Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne önem verdiklerini ifade etti. Suriye'de tüm kimlikleriyle barış içinde yaşayan bir ülke istediklerini ve terör örgütlerinin Suriye'nin geleceğinde yeri olamayacağını söyledi. Ayrıca, Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılmasının da büyük önem taşıdığını belirtti.

