Eskişehir’de yaşanan üzücü bir olay, milli birlik ve beraberliğimize gölge düşürdü. Anadolu Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi’nde öğrenim gören iki Yemenli kardeş ile babaları, millet bahçesinde otururken 7 kişilik bir grup tarafından saldırıya uğradılar. Saldırganlar, öğrencilerin ve babalarının Yemenli olduklarını öğrenince fiziksel şiddet uyguladılar. Bu vahşet, asla kabul edilemez bir durumdur ve şiddetle kınıyoruz.

Irkçılığın Gölgesi
Yunus Emre Uluslararası Öğrenci Derneği (YUDER) Başkanı Sadık Çetinkaya, olayın sadece birkaç gencin başına gelen münferit bir olay olmadığını, ırkçılığın ve yabancı düşmanlığının bir tezahürü olduğunu belirtti. Çetinkaya, bu tür olayların Türkiye’nin uluslararası öğrenciler nezdindeki imajını zedelediğini ve ‘Misafirperver Türkiye’ anlayışını örselediğini vurguladı. Daha da vahimi, öğrencilerin 112’yi aramalarına rağmen, polis ekiplerinin ‘müsait ekip yok’ gerekçesiyle olay yerine zamanında müdahale edememesidir. Bu durum, kamu güvenliğine olan güveni sarsmaktadır.

Devletin Önemli Rolü
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in öğrencilerle irtibata geçmesi ve gerekli mercilerle temas kurması takdir edilmelidir. Bu örnek davranış, diğer kamu yöneticilerine de örnek teşkil etmelidir. Uluslararası öğrenciler, ülkemizin değerli misafirleridir ve onların can güvenliği önceliğimiz olmalıdır. Saldırganların tespit edilip adalete teslim edilmesi, görevini ihmal edenlerin cezalandırılması ve uluslararası öğrencilerin güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Eskişehir’de ve tüm Türkiye’de ırkçılıkla mücadele için tüm kurumların iş birliği yapması elzemdir. Bu olay, tüm yabancı öğrenciler arasında endişeye yol açmıştır. Türkiye’nin güvenli ve misafirperver imajını korumak için acil önlemler alınmalıdır.

